Puan vermedi·88 syf.····Okunma: 11 Ocak 2024 15:15 Pastoral Senfoni
Beni etkileyen bir içeriğe sahipti ancak sonu böyle olmasaydı dedirtti bana. Akıcı bir dili vardı yazarın.
Protestan bir papazın ailesini kaybeden kör ve yetim kızı himayesine almasıyla başlar hikâye. Ailesine kabul ettirir zor olsa da ama ilerleyen zamanlarda sıkıntılar baş gösterince Gertrunde’yi başka birinin yanına yerleştirirler. Karısı ile arasındaki iletişimin gitgide zayıflaması Gertrunde ile daha fazla ilgilenmesine yol açar. Bu süreçte papazın oğlu da Getrunde’ye karşı sevgi besler ve bu durumu babasının fark etmesi üzerine ikisi arasında bir uçurum oluşmaya başlar.
Gertrunde kendisi ile ilgilenen, her şeyi öğreten papazı sevdiğini söyler oğlunu değil. Daha sonrasında kız ameliyat olur ve gözleri açılır aslında hayalinde sevdiği kişinin papazın oğlu olduğunu papaza söyler ve öleceğini de hissettiğini söyleyerek “Kör olsaydınız günahınız olmazdı” Ama artık görüyorum… deyip papaz ile içinde bulunduğu durumun günahını kavramıştı Gertrunde.
“Günah hayat buldu ve ben öldüm.”
Yanında kaldığı kadından son arzusu olan papazın oğlunu ölümünden sonra çağırması isteği gerçekleşir. İkisi de mezhep değiştirmiştir, papaz benden kaçmayı ve Tanrı’da birleşmeyi planlamışlardı der…
Detaylara çok fazla değinmedim genel çerçeveye ile olabildiğince değinmeye çalıştım. Yazarın ele aldığı ve kitapta önemli yer tutan noklalardan biri “körlük” ve “günah” kavramlarını işleyişi, birbiri ile bağıntılı olarak okuyucuya sunmadaki uslalığı takdire şayandı gerçekten.