Gogol ile ilk tanışma
Puan vermedi·168 syf.··
2024 1. kitabı
·
10 günde okudu
·
Okunma: 11 Ocak 2024 14:24
NOT: Bu inceleme spoiler içerir. Bir Delinin Hatıra Defteri Nikolay Vasilyeviç Gogol'un 1842 yılında kaleme aldığı hikayelerden oluşan bir eserdir. Bilgi Yayınevi'nin baskısında dört hikaye bulunmaktadır. Çeşitli yayınevlerinde hikaye sayıları azalıp çoğalmaktadır. Eserdeki hikâyeler tiyatro oyunu olarak da sahnelenmiştir. Hikâyeler şu şekildedir: 1. Bir Delinin Hatıra Defteri: Bu hikâye günlük formunda yazılmıştır. Baş karakter 8. dereceden kalem memuru olan Aksenti İvanovi'dir. İvanovi, genel müdürünün kızı olan Sofi'ye ilgi duymaktadır. Ancak İvanovi 8. Dereceden bir memurdur. Şube şefine göre "Hiçbir şey değil"dir, "sıfır"dır. Cebinde metaliği olmayan bir adamdır. İvanovi ise kendisinin henüz 42 yaşında olduğunu ve kariyer yapmak için henüz yolun başında olduğunu düşünür. İvanovi bir gün Neva Bulvarında yürürken iki köpeğin konuşmasına rastlar. Köpeklerden biri Sofi'nin köpeği Meci'dir. İvanovi, iki köpeğin mektuplaştığını duyunca mektupları almak için Meci'nin mektup yazdığı arkadaşı Fidel'e gidip mektupları alır. Mektupları okuyunca Sofi'nin başka bir genci sevdiğini öğrenir. Bir sabah İvanovi durmadan gazete okurken İspanya'nın kral koltuğunun bazı sebeplerden dolayı boş kaldığını öğrenir. Bu duruma bayağı kendini kaptıran İvanovi kendini VIII. Ferdinand ilan eder. Aslında mektup formunda atılan tarihler İvanovi'nin kendini kral olarak atamasına kadar normalken, bu atamadan sonra atılan tarihler "2000 yılı, 43. Nisan günü", "Martekim, ayın 86'sı", "Madrid 30. Şubatayı"... şeklinde farklılaşmaya başlar. Köpeklerin konuşması ise Gogol'un aktarımıyla normal gelmişti bana. Hikayenin sonunda İvanovi'yi tımarhaneye götürüyorlar. 2. Palto: 9. Dereceden memur olan Akaki Akakiyeviç hikayenin baş karakteridir. Petersburg'da bir devlet dairesinde memur olan Akakiyeviç 50 yaşlarında kendi halinde yaşayan bir adamdır. Aldığı birkaç rubleyle geçinir. Akakiyeviç'in toplumdaki statüsünü belirleyen yönü paltosudur. Yıllardır giydiği, artık yama dahi tutmayacak kadar eskimiş paltosuyla Akakiyeviç toplumda bir "hiç"tir. Akakiyeviç paltosunu tamir için terziye götürüp artık tadilat olamayacak kadar kötü durumda olduğunu öğrenince el mahkum yeni palto diktirmek için kemerleri sıkar ve sonunda güzel bir palto diktirirr. Yeni paltosuyla işe gidince herkes tarafından fark edilir ve bir anda ilgi odağı oluverir. Akşam davete katılan Akakiyeviç dönüşte izbe bir sokaktan geçerken soyguna uğrar, paltosu çalınır. Birkaç gün bulmak için elinden geleni yapar. "Hatırı sayılır " bir kişi tarafından azarlanan Akakiyeviç hastalanır, ölür. Bu hikaye benim eserdeki en beğendiğim hikaye oldu. Akakiyeviç'e üzüldüm açıkçası. Toplumda dışlanan bir kişi yeni bir paltoyla hemen fark ediliyor. Akakiyeviç de kendini farklı hissediyor. Eski paltosunun ne kadar kötü durumda olduğunu ancak yenisi gelince fark ediyor ve bir paltoyla mutlu oluyor. Bayram havası yaşıyor, mutlulukla gülümsüyor. Adeta paltoyla hayat buluyor... 3. Burun: Hikaye üç bölümden olur. İlk bölümde berber olan İvan Yakovleviç sabah kahvaltı yaparken böldüğü ekmeğin içinden bir burun çıkar. Burnun P. Kovaylov'a ait olduğunu anlar. Ancak sarhoş olduğu için burnu nasıl kestiğini bilemez. Burnu yok etmek için nehre attıktan sonra bekçiye yakalanır. İkinci bölümde P. Kovaylov bir sabah kalktığında aynaya bakınca burnunun yerinde olmadığını görür. Hayrete düşen Kovaylov burnunu arar. Çünkü burnunun yokluğu onun itibarını zedeler. Herhangi bir satıcının burnu olmasa neyse(!) Fakat Kovaylov saygıdeğer çevresi olan biridir. Onun burnunun olmaması büyük bir olaydır. Gel zaman git zaman bekçi Kovaylov'un burnunu getirir. Ancak doktor burnu yerine takamaz, burun yerinde durmaz düşüverir. Bir süre Kovaylov'un burnuyla ilgili çeşitli söylentiler çıkar. Kimisi burnu Neva Caddesinde görür, kimisi Yunker mağazasında görür. Kimine göre burun Tavriya parkında dolaşıyordur. Üçüncü bölümde Kovaylov bir sabah kalktığında aynaya bakınca burnunun yerinde olduğunu görür. 4. Fayton: Eserin en kısa hikayesidir. Çertokutski eski bir subaydır. Gösterişli bir yaşantısı ve faytonları vardır. Generalin verdiği albay, subaylar ve üst sınıf askerlerin olduğu bir yemeğe katılır. General yeni olan doru kısrağını albay ve subaylara gösterirken Çertokutski sohbete dahil olur ve bu ata bir araba ayarlamak ister. Bunun için de ertesi gün öğle yemeğine generali ve beraberindekileri davet eder. Geceyi oyun oynayarak ve biraz sarhoş olarak bitiren Çertokutski eve sabaha karşı döner. Sabah eşi uyanır ancak Çertokutski'i uyandırmaz. Davetten haberi olmayan Çertokutski'nin eşi hiçbir şeyden habersiz eve gelen general ve subayları görünce derhal gidip kocasını uyandırır. Kocası uyanıp evde olmadığı yalanına sarınır ve hemen faytonun körüğüne saklanır. General o kadar teşrif edip gelmiştir. Tabiki de faytonu görmeden gitmek istemez. Faytonu incelerken Çertokutski'nin orada olduğunu görünce derhal orayı terk ederler. Eser bence farklıydı. Okuyacak olan okurlara şimdiden iyi okumalar dilerim.
Bir Delinin Hatıra DefteriNikolay Gogol · Bilgi Yayınevi · 202517,5bin okunma
·
43 Gösterim
Yorumlar
Lütfen giriş yapınız.