Bazı şeyler ne yaparsanız yapın değişmeyecek belki ama kendi mükemmel hayatını yaratmak mümkün hatta kendi ütopyanı diye başlamak istiyorum. Her ne kadar kullandığı metaforları ve felsefesini temel düzeyde bulsamda iyi hissettiren kitaplardan. Sorguladıkça muhtemelen daha farklı bakış açıları keşfedebilir ama eminim onlar da başka sorulara kapı aralayacaktır.
Hiç bilemezdik hangi olasılığın bizi nereye götüreceğini. Şu an yaşadığın hayattan bambaşka bir hayatı deneyimleme şansin olsaydı neler olurdu? İşte kitabın ana teması bu. Keşkeler ile yaşayanların kitabı. Her başımıza gelen iyi veya kötü deneyimlerimizin bir sebebi olduğunu unutsak da kitap bize bunu hatırlatıyor. Arafta kalmanın ruhunu ele geçiren o rahatsız hissettiren duygusunu..Nora, yaşamdan zevk almayan,kedisini kaybettikten sonra intihar eden genç bir kızken kendisini Gece Yarısı Kütüphanesi içinde bularak pişmanlıklarını okuyor ve farklı tercihler yapsaydım nerelerde nasıl olurdum diyerek o hayatları yaşıyor. Ama hep bir yarımlık hissediyor. Onunla birlikte bende kendi hayatımı sorguladım. Neler yapsaydım daha mutlu yada mutsuz olurdum diye... Hayatımda beni ben yapan tercihlerim oldu ve iyisiyle kötüsüyle onlara sıkı sıkı sarılıyorum Hatalarımızla, yanlişlarımızla, hüzünlerimizle, mutluluklarımızla bu hayatta varız ve yaşamak için ,mutlu olmak için her zaman bir neden ve umut vardır. Çoğu zaman hayatımızın farklı olmasını diliyoruz ve kendimizi sürekli bir yarış halinde başka hayatlar ile karşılaştırıyoruz. Ama anlamamız gereken şu ki bizi biz yapan,özel kılan da aldığımız kararlardır. Aslında anlamak da, durdurmaya çalışmak da ve hatta kontrol etmeye çalışmak da gerekmiyor. Yaşaman ve akışa bırakman yeterli.
Sevgiyle kalın