Puan vermedi·1064 syf.····Okunma: 29 Ocak 2024 11:23 Günlerdir okuduğum o kitap bitti sonunda... Anna Karenina sen neymişsin...
Tolstoy mu Dostoyevski mi sorusundan sonra aklıma ilk gelen kitaptı kendisi. Büyük bir keyifle okuduğumu söylemem lazım. Siz de benim gibi bu kitabı gözünüzde büyütüyorsanız bir cesaretle başlamalısınız.
Anna Karenina'da çoğu Rus klasiğinde gördüğümüz o yoksul hava yok. Tam tersi baş karakterimiz Anna Karenina sosyetenin içinde yaşayan ancak evliliğinde yaşadığı mutsuzluklar sebebiyle hayatını değiştirmek isteyen bir kadın. Vronski ve oğlu arasında seçim yapmak zorunda kalmak Anna'nın iç dünyasında sorgulamalar yapmasına yer yer psikolojik savaşlar vermesine neden olur. Aşkı için göze aldığı her durum başka hayatları da etkiliyor ve bunun adına kimileri bencillik kimileri gerçek aşk diyor. Yoğun duygular içinde kimin ne yaşadığını bilemiyoruz, bu yüzden Anna'yı suçlayamıyorum... O da sevmek ve sevilmek istedi ve sonuçlarını da en ağır şekilde yaşadı.
Ben kitabın sonunu söylemeyeceğim ama kim milyoner olmak ister'de Anna Karenina ile ilgili konuşulan o diyaloğu görenleriniz vardir. Tolstoy'un bu kitabı yazarken neden odalara kapandığını ve sonuca ulaştığında neden bu kadar üzüldüğünü çok iyi anlıyorum. Emek verdiği, ilmek ilmek işlediği o karakter ile vedası da en güzel bu şekilde olabilirdi.
Bu dev esere Ocak ayının sonunda veda edebildiğim için mutluyum. Başka güzel eserlerle buluşmak dileğiyle... İyi okumalar diliyorum