Gönderi

9/10
·224 syf.··
2024 1. kitabı
·
4 günde okudu
·
Okunma: 27 Ocak 2024 17:47
Okuduğum ilk Agatha Christie kitabıydı. Uzun zamandır kitap okumamışsam polisiye kitaplar benim için okunması en kolay kitaplar oluyor. Bu kitap da çok hızlı bir şekilde akıp gitti. Fakat kitapta bir eksiklik vardı, karakterlerin birer birer eksilmesine rağmen hayatta kalanların yemek yemeye, çay saatini kaçırmamaya çalışmaları bana tuhaf geldi. Belki bir savunma mekanizmasıydı bu, aynı evin içinde biriken cesetleri unutmak için bilinçsiz bir bastırmaydı belki, bilemiyorum. Yine de beni rahatsız etti ve kitabın 10/10'luk olmasına engel oldu. Edebi bir zevk beklemeden okumak gerek. Birkaç ufak dokunuşla daha gergin ve daha heyecanlı bir roman olabilirdi. Karakterlerin duyguları bana geçmedi. Finalde de çok şaşırmadım açıkçası. Fakat bir kadının elinden böyle karanlık senaryolar okumuş olmak beni mutlu ediyor. Yazarın diğer kitaplarını da okumak isterim. Buradan sonrası sürpriz kaçıran detaylar içerebilir. Kitapta en sevdiğim karakter-neden bilmiyorum ama bence yazarın da en sevdiği karakter-Yüzbaşı Philip Lombard oldu. Diğerlerinin aksine son ana kadar soğukkanlı ve ne yaptığını bilen bir tavırdaydı. Söylediklerinin ve yaptıklarının arkasında art niyet yoktu, neyi düşünüyorsa onu söylüyordu, nasıl biriyse öyle davranıyordu. Sorumlu olduğu cinayetleri de aralarında ilk kabullenen oydu. Her ne kadar 20 kişinin ölümünden sorumlu tutulsa ve diğerleri için en tehlikeli görünen kişi o olsa da finale kadar sağ kalabilmesini istemiştim. Kitapta dikkat çeken bir başka karakter Vera Claythorne'du. Küçük bir çocuğun ölümünden sorumlu tutulan bu genç kadın, adadaki on kişi arasından katil olmaya en uzak kişiydi en baştan beri. Sevdiği adamın-Hugo'nun-hak ettiği servete kavuşabilmesi ve mutlu olabilmesi için onun küçük kardeşini ölüme sürüklemişti. Fakat Hugo onu suçlu bulan hatta ardından ondan 'şeytan' diye söz eden bir adamdı. Vera'yı dolduran ve bu cinayeti işlemesi için ince ince zihnine işleyen Hugo'ydu bana kalırsa. Sonuçta kendi eli temiz kaldı, servete de kavuştu. Vera'ysa artık bir şeytandı onun için. Bu kısım beni rahatsız etti, öfkelendirdi. Romandaki katil, yasaların cezalandıramadığı katilleri bir adaya toplayıp hepsini teker teker öldürüyor ve bir nevi adaleti sağlıyordu. Burada ise bu küçük çocuğun katili gerçekten Vera mıydı? Yoksa ona her fırsatta bu çocuk olmasaydı zengin olabileceğini söyleyip duran Hugo muydu? Vera gösterişsiz, sıradan bir görünüme sahip. Romanda da bu böyle anlatılıyor. Fakat bence dikkat çekici ve derinliğinliği olan bir karakterdi. Vicdanının sesini duyan ve yaptığı şeyle baş etme konusunda en gerçekçi tepkileri veren Vera'ydı bana kalırsa. Hayatta kalan son kişiydi, düşünüyorum da diğerlerinden biri son kişi olsa intihar eder miydi? Bence etmezdi. Vera baştan beri yönlendirilmeye açık bir karakterdi. Önce Hugo'nun yönlendirmesine kandı, son olarak da katilin ona hazırladığı idam sehpasına kendi ayaklarıyla çıktı. Tabii ki masum değildi fakat küçük çocuğun ölümünden sorumlu tek kişi de o değildi. Katili kesinlikle savunmuyorum. Sondaki itiraf mektubunu okurken sinirlenmek dışında bir şey hissetmedim. Ne geçti eline şimdi demek istiyorum. Fakat ölenlerin her biri de bir şekilde birilerinin ölümlerinden sorumlu oldukları için onlara da üzülmek gelmiyor içimden. Tek üzüldüğüm Lombard'dı. Olduğu gibi davranan tek kişiydi.
On KişiydilerAgatha Christie · Altın Kitaplar · 202143,5bin okunma
·
74 Gösterim
1 Yorum
Merhaba, incelemeniz çok güzel. Karakter çözümlemeleriniz harika. Özellikle Vera için yazdıklarınızı çok beğendim. Keyifle okudum. Bir kitabı bitirdikten sonra burada mutlaka incelemelerine bakarım. Bakalım okurlar benden farklı olarak ne görmüş ne hissetmiş. ..ve Vera’nın aslında tek başına suçlu olamayacağı çıkarımınız o kadar haklı ki. Tebrik ederim.. Ellerinize sağlık..
Lethe
Gönderi Sahibi
Beğenmenize çok sevindim. Okuduğunuz için teşekkürler. :)
Yorum yapabilmeniz için giriş yapmanız gerekmektedir.