·331 syf.····Okunma: 28 Mart 2023 13:54 Bu benim ilk incelemem olacak. Baştan belirtmek isterim ki bu konuda fazla iddialı değilim. Körlük, Jose Saramago'dan okuduğum ilk roman ve uzun bir süre aklımdan çıkmayacak. Öyle yerler var ki fazlasıyla sarsıcı. Romanda çok ilginç gelen noktalardan birisi ise bilinmeyen mekanda ve bilinmeyen bir zamanda geçmesi.
Her şey trafik ışıklarında yeşil yanmasını beklerken kör olan bir adamla başlıyor. Asıl sorun bu körlüğün bulaşıcı olması ve tüm Dünya'yı kısa sürede ele geçirecek olması. Körlük yayıldıkça insanlar karantinaya alınmaya başlanıyor ve burada durum daha da vahim. Aslında kitabın sonlarına doğru bir diyalog geçiyor. ''Bence biz kör olmadık, biz zaten kördük, Gören körler mi, Gördüğü halde görmeyen körler.'' Aslında bu cümle kitabın bir nevi özeti gibi. Körlük çok hızlı bir şekilde yayıldıkça beklenmeyen bir felaket karşısında devletin kendi insanını bu derece yok sayması, insanların değer yargısının bu denli kaybolması bana bazı şeyleri fazlasıyla sorgulattı. Terk edilmiş bir akıl hastanesinde karantinaya alınan insanların resmen kaderlerine terkedilmeleri beni en çok etkileyen noktalardan biri oldu. Çünkü karantina binasının içinde yaşananlar sarsıcı nitelikte. Bir nevi toplumda olan bütün rezil şeylerin ufak bir temsili. Kitaptaki bir karakter binanın içindeki kaos ortamını anlatmak için ''Burada ne yaşın ne de cinsiyetin önemi var.'' diyerek anlatıyor ve çok tanıdık geliyor nedense bu cümle bize. Son olarak eklemek istiyorum ki Körlük adlı roman, insanlığın gerçeğini fazlasıyla gösteriyor bize. Kitabı okuyacak herkese keyifli okumalar.