Puan vermedi·432 syf.··
2024 4. kitabı
·
3 saatte okudu
·
Okunma: 02 Şubat 2024 16:33
Sokak Nöbetçileri... Öncelikle bu inceleme, bir kitap yorumunda çok bu seriye ait hislerimden söz ettiğim bir yazı olacak. Spoiler içeriyor, dikkatli olun. Aslı Arslan'ın kaleminden sokak nöbetçileri ile tanışalı çok uzun süre olduğu söylenemese de bağlanması ve sevmesi o kadar kısa sürdü ki, yıllardır bu kitapla aramda bir bağ varmış gibi hissettim. Karakterlerle o kadar yakın bağlar kurdum, hepsinde kendimden o kadar çok parça buldum ki gerçekten kitaptaymış gibi hissettim. Keşke en azından kitapta olmasa bile wattpadde daha fazla mutlu sahne ve alternatif son okuyabilseydik. Keşke Nil ve Fırat Göktepe için mucizeler gerçekleşseydi. Onların masallara inandığı bir alternatif sonu gerçekten isterdim. Öncelikle Işık Sarca, yani Nil Göktepe, kitabın başından beri kendimle en çok bağdaştırdığım ve en sevdiğim karakter olmaktan asla vazgeçmedi. Tahtını son kitapta başkasıyla paylaşmak zorunda kalsa da, gönlümün birinci hep Nil olarak kalacak. En benzer özelliğimizse ne yazık ki hayallerimiz. Nil Göktepe için kitapta bir mucize olmamış olsa bile, rüyalarımda dünyanın en güzel annesi olmakla meşgul. E tabi bende öyle :) Nil'im, güzel kızım, senin imkansızlığını ben başaracağım, şüphen olmasın. Lâl Sarca, yani Zeynep Elçeri, bazen salaklıklar etsende kendimle en çok bağdaştırdığım 2. karakter sensin. E tabi serinin sonunda Işık'ın tahtını paylaştığı kişi de öyle. Çoğu zaman düşünce tarzımız ve bencilliğimiz bizim en büyük ortak noktamız :) Sesini duymak istediğim tek kurgusal karakter. Bartu Sarca, yanisi yok o hep Bartu Sarca, benim masum tarafım. Çocukluğum, saf kalbim. Mutlu Sarca, yani Fırat Göktepe, en nadir görülen taraflarımdan birisi. İçimdeki o yaşlı kadın. Ne olursa olsun eğlenmekten korkmayan tarafım. Sadece Koza, yani Poyraz Aktan, masallara inanışım. Hayalperest ve kardeşliğe önem veren tarafım. Kahverengimdeki masumiyet, olmayan mavimdeki acı. Helin Aktan, yani Saye Güneş, anneliğim. Kalbim, sevgim ve aşık tarafım. Sevdikleri için her şeyi göze alan fedakar kişiliğim. Yankı Sarca, yani Umut Güneş, en nefret ettiğim tarafım. Suskun ama konuştuğunda duymaktan nefret edeceğim kadar açık sözlülüğüm. Kaybetmediğim umudum. "Yaşamaya çalış güzel kız." "Vazgeçiyorum ama annem gibi." "Sokak Nöbetçileri bebeğim, ünlü değiliz ama illa ki duymuşsundur." "Her zaman başka bir yol vardır." "Yarattığın gerçek adalet, kalbinin sesidir." "Düştün değil mi? Düştün düştün." "Sorun yok, zaten anne olamayacak kadar kötü biriyim." "Affet beni, affettim bizi." "Liderin olarak lan, liderin olarak!" "Anne, ölmeyi değil yaşamayı seçtim. Bu yüzden beni affedebilecek misin?." ... Bu serüveninde bu şekilde sonuna geldik. Kah ağladık kah zırladık kah kendimizi yerlerden yerlere attık ama harbi ağladık. Arada güldük de tabi ama ağlamanın hakkını vererek ağladık. Aslı Arslan'dan daha iyi beklenemezdi zaten :) Benim için güzel sonlu bitmese de, kalbimde zaten asla bitmeyecek olan serüvene burada veda ediyorum. Yedi Mucize Çocuk asla ölmez, unutmayın.
Sokak Nöbetçileri 4Aslı Arslan · İndigo Kitap · 20233,407 okunma
··
363 Gösterim
Yorumlar
Lütfen giriş yapınız.