Katil
Yemek, kahve kültürü ve içsel ilişkileri ortaya döken sert ve samimi bir roman. Aşırı detaylı ve didaktik. Tamamen karakter oyunu inşa edilmiş. Hiç kimse göründüğü gibi değil, karakterler tüm yaşadıklarını halının altına süpürmüş sanki… İç monologlar, çekişmeler, tartışmalar hepsi gırla… Bir de hiçbir şey olmamış gibi sürekli yemek yiyorlar, sanırım hayatı tiye alarak yaşıyorlar. Cinayet romanından daha çok hayatın kendisini ve iletişim sorunlarını ortaya koyuyor. Agatha Christie romanlarındaki gibi herkes birer suçlu. Kimse masum değil.
Japonlar sıradışı insanlar, bu romanlarına da sirayet etmiş.