·400 syf.····Okunma: 08 Şubat 2024 20:51 Spoiler içerir!!
"Kitap ilk sayfadan beri beni ağlatmayı başardı. Saye' nın acısını çok derinden hissettiğimi söyleyebilirim . Suavi' nın şarkıları da bunun tuzu biberi.
Alparslan Koryürek. Saye' nin yüreğine kör düşüren adam.
Bundan 6 sene önce bir şekilde birbirinden ayrılan çift . Ayrılığı tam olarak atlatamadıklarını güzel bir şekilde anladık ki Timur' un olması Saye için elbette işleri kolaylaştırmıyor .
Alparslan 'ın onca seneden sonra çıkıp bir şans istemesi ve kendini haklı görmesi deli etti beni.
" Ilımlı yaklaşmak için çaba göstermiyorsun bile. Gözünde öfkeden başka hiçbir duygu yok " diyor bı de. Ya Allah aşkına burada kırılması gereken sen misin Alparslan? 6 yıl sonra ortaya çıkmışsın bir de hesap soruyorsun. Bahanen ne olursa olsun giden senken gelip laga luga edemezsin bu ne pişkinlik ya.
Canan' ı da sevmedim . Çok pişkin. Galiba karakterlerin olayı bu pişkinlik .
Alparslan bambaşka bir olay zaten kızın tüm arkadaşlarına söylüyor nedenleri kıza gelince "yok sen ölme diye bilmem ne" gibi bahaneler.
Bir de kendiyle o kadar çelişiyor ki. Gerçekten delirtti beni.
Kitap geri kalan yerlerde de kendini tekrarlıyor. Daha doğrusu diyaloglar sürekli aynı ve acayip süslü bir dil kullanmış yazar.
Yine de kendini okutturan bir yanı da yok değil kitabın.
Kitabı okurken bu kadar duygulanmamın sebebini de bu aralar duygusal bir boşlukta olmama bağlıyorum. Belki de her şeyin suçlusu Suavi ve şarkıları...
Sizinle Suavi' nin Hasret türküsü ile veda edeyim."
...
Yaralıdır canı yüreğim
Hasretinle erir giderim
Seni nasıl unutsun bedenim
Gözüm dalar gariplenirim
...