·1724 syf.····Okunma: 25 Ocak 2024 17:54 Sefiller- Kitap Yorumu
Yeni yılın ilk yoğun kitabının bitirmiş bulunmaktayım.
Tabi ki de Sefiller 'i daha önce okudum. Hatta sanırım bu 3. Okumam.
Ortaokuldayken gazeteden aldığım 100 Temel Eserin içinde vardı ve ordan okumuştum ilk olarak. Daha sonra üniversiteden okuduğum İskele Yayınlarıydı sanırım. Fakat hep tam metnini ,en iyi çeviri ile okumak istediğim bir eserdi bu. Ve bir cesaret başladım. İyi ki de başlamışım.
Çünkü okuyunca farkettim ki ben aslında Sefiller'i çok da okumuş sayılmam. Genel hatlarıyla aynı Eser bir değişiklik yok tabi ki fakat ara metinler, o zamanın dönemini yazarın ağzından dinlemek, açıklamaları .... daha neler neler. Bu sebeple eğer okumadıysanız Hasan Ali Yücel serisinin bu çevirisini öneriyorum.
Kitaba gelmeden önce Victor Hugo'dan da bahsetmek istiyorum. Yazarımız zamanın olaylarından çok etkilenmiş. Çünkü dönemin yönetimine ters biri. Bu sebeple kendi ülkesinden bile sürülmüş. Hapisler de yatmış. Fakat düşüncelerinden aslan vazgeçmemiş. İlkelerine sadık biri. Sefiller'i okurken bunları göz önüne alırsanız daha anlamlı olacaktır.
Kitap yazarın da dediği gibi evrensel bir kitap. Bir başyapıt.
1815-1832 yılları arasında Fransız ihtilali sonrası Fransız toplumunu karakterler üzerinden anlatıyor romanımız.
Kitapta yaşanan olaylar ise, yeğenleri açlıktan ölmesin diye bir somun ekmek çalan ve bu sebeple 19 yıl kürek cezasına mahkum edilen Jean Valjean karakteri etrafında dönüyor.
Aslında cezası sadece 5 yılken sürekli kaçmasıyla bu ceza 19 yıla çıkmış. Jean Valjean her zaman yakalanacağını biliyor. Fakat buna rağmen kaçıyor. Burada yazar bize şu soruyu sormuş aslında; "özgürlük bu kadar önemli mi? Buna değer mi?"
Kitaptaki diğer karakterler size Jean Valjean 'in etkilediği, bir şekilde yolunun kesiştiği, belki hayatını kurtardığı kişilerden oluşuyor. Bu kişilerin hayatlarını da görüyoruz ve o karakterler de öyle guzel ki... Bir çok mesaj veriyor aslında bize...
Jean Valjean 'in dramı üzerinden; vicdan merhamet, ahlak gibi konuları düşünürmüş yazar bize ve gerçekten çok düşündürücü bir kitap.
İkilemler ve çıkmazlar dolu bir kitap...
Javier ve Jean Valjenin çekişmesi bize ahlak ikilemini gösteriyor. Ahlak içten gelen bir duygumudur yoksa otoriteye karşı bir sorumluluk mu? Javier işte bu iki soruyu sormamızı sağlıyor bolca.
Marius ve Cosette karakterlerinin masum aşkı ve bu iki karakterin birbirinden çok ayrı hayatlarını... Bir şekilde yollarının kesişmesi...
Jean Valjean 'in kızına onan masum kıskançlığı ve onun için yaptığı fedakarlıklar...
Kitap o kadar yoğun ki... Hele sonu... Bittiğinde boş duvara baktırır dediğimiz kitaplardan.
Okuduğum için mutluyum. Yıla yoğun bir başlangıç yaptım ama pişman değilim.
Okunması gereken bir eser...