·496 syf.··Beğendi
···Okunma: 11 Şubat 2024 17:39 Jack London ile özdeşleşmiş bir karakter Martin , diğer eserlerde olduğu gibi bu eser de yazarın hayatından izler taşıyor. Kahramanımız alt kesime mensup bir denizci ve bir gün burjuva sınıfına ait bir kadına aşık olup onun aşkına layık olabilmek için kendini var gücüyle kişisel gelişme adıyor ve bu sebeple olaylar örgüsü başlamış bulunuyor.
Martin, bir zamanlar çok arzuladığı, hayranlık duyduğu şeylere sahip olduktan sonra o şeylerin aslında düsündüğü gibi olmadığını farkeden biri . Bu yönüyle, köyden şehre taşınıp büyük bir makama sahip olunca her seyin çok güzel olacağını düsünen ancak bunlara sahip olduğunda beklediğini bulamayıp hayal kırıklığı ve bosluk duygusuna gömülen insanın bir örneği. Her birimizin buna benzer bir deneyimi vardır diye düşünüyorum.
Kitabı okurken en yogun hissettiğim duygu " tanıdıklık" idi. Sevginin, aşkın tanımının sorgulanması , inanılan şeyin uğruna verilen çaba, çok özenilen gruba dahil olunca beklenenin asla bulunamayışı, insanın en yakınlarından dahi göremediği destek ve değişimin gerçekleşmesi sebebiyle hissedilen arada kalmışlık. Ne geçmişteki haline ne de imrendiğin konuma uyum sağlayabilmek ve devamındaki boşluk hissi. Bu süreçleri sebebiyle karakter ile büyük ölçüde özdeşleştirdim kendimi ve " görülmüş " hissettim. Martin Eden sanki benim çok yakın bir arkadasımdı ben de onun :)
Tüm bu yönleriyle ,eser Jack London a karşı içimde büyük bir hayranlık uyandırdı, diğer eserlerini okumak için sabırsızlanıyorum...