·282 syf.····Okunma: 11 Şubat 2024 20:54 Kitabı bitirir bitirmez hakkında yazılan yorumları okudum vee burdayım. Abartıldığı kadar muhteşem bir kitap değil diyenler de haklı, inanılmaz derecede etkilenenler de. Çünkü kitap, okuyanın yaşam tarzına göre biçimleniyor.
Eğer hayatında pişmanlıkları en aza indirmeyi başarmış, tuttuğunu koparan iradeli bir insansanız bu kitabı okumaktansa daha yararlı ve edebi açıdan daha değerli bir kitabı okumayı tercih edebilirsiniz. Bu yüzden kitapta aradığını bulamayanları da anlıyorum.
Lakin asıl söyleyeceklerim keşkeler içinde boğulan çaresizler için. Hepimiz kendi hayatımızın başrolüyüz. Ve çoğu zaman onu kendi kararlarımız ile yönlendirebileceğimizi düşünüyoruz. En ufak talihsizlikte kendimizi suçluyoruz. Hayatımızı asıl kötü yapan şeyin, ufak sıkıntıları büyük pişmanlıklar ile örtbas etmeye çalışmak olduğunu fark edemiyoruz bir türlü.
Aslında mutlu olmak için mükemmel bir hayata ihtiyacımız yok. Kendi hayatımızın içinde sağlıklı bir benliğe ihtiyacımız var. Nitekim Nora da en iyi hissettiği en mutlu olduğu hayatında bile kendini eğreti hissediyor.
Ben de yaşamla ölüm arasında bir kütüphaneye gitsem ve istediğim her hayata erişebiliyor olsaydım neleri tercih ederdim diye düşündüm bir süre. Deneyimlemek istediğim yüzlerce hayat olurdu muhtemelen. Bir keman virtüözü, ünlü bir yazar, sokak dansçısı ya da tercüman olduğum hayatlarım olabilirdi. Ama şu var ki ben sadece şu an yaşadığım hayata ait olabilirim. Hayatım bu olduğu için ben de şu anki düşüncelerime sahibim. Zira çocukluğumdan beri keman dersleri alıyor olsaydım keman çalmak bu kadar cazip gelmezdi, gibi örneklendirilebilir. Bu hepimizin hayatı için geçerli. Eğer kendimizi bu halimizle kabul edersek hayatımızı da severiz,hiç yaşanmayacak olan hayatlarımızı da. Pişmanlık ve suçluluk duygusu olmayan sağlıklı zihinlere sahip olmak temennisi ile..