Allah'ın emrini, yârinin arzusunu yerine getirmenin hazzını yaşamak Cennet değil midir? Yârini üzmek, Rabbinin emrini çiğnemek azap sayılmaz mı? Cennetin piknik yeri veya kebapçı dükkanı yâhut hûri pazarı olduğu mu zannediliyor? Cehennem ise engizisyon papazlarının işkencehanesi mi? Azrâil Aleyhisselam'ı bile kuru kafalı ve elinde bir tırpan olarak resmeden zihniyet, onun yâre götürücü mübarek bir davetçi olduğunu bilmiyor tabiî...