Akış
Ara
Ne Okusam?
Giriş Yap
Kaydol
Gönderi Oluştur

Gönderi

430 syf.
·
Puan vermedi
Epiktetos (d. 55 – ö. 135), Yunan stoacı filozof. Muhtemelen Hierapolis, Frigya'da köle olarak doğdu. Kuzeybatı Yunanistan'daki Nicopolis'e sürülene kadar Antik Roma'da yaşadı, hayatının büyük bölümü Nicopolis'de geçti ve orada da öldü. Şayet bir isim verilmişse, ailesince verilen ismi bilinmiyor. Epiktetos sözcüğü Yunancada en basit anlamıyla “kazanılmış, elde edilmiş” anlamına geliyor. Hayatı: Epiktetos gençliğini Neron tarafından azat edilmiş oldukça zengin Epaphroditos'un kölesi olarak Antik Roma'da geçirdi. Köle olarak bile Epiktetos zamanını oldukça verimli kullandı, Musonius Rufus'un gözetiminde stoacı felsefeyle uğraştı. Sonunda azat edildi ve Roma'da sağlık sorunlarıyla nispeten zor bir hayat sürdürdü. Her ne kadar sebebi konusunda fikir ayrılıkları olsa da, sakat kaldığı biliniyor. Kimi kayıtlar efendisi Epaphroditus'un zulmünün bir sonucu olarak sakat kaldığını söylerken, kimi başka kayıtlar Epaphroditus'un Epiktetos'un çalışmalarını şevkle destekleyen ideal bir efendi olduğunu belirtiyor. 89 – 95 yılları arasında bir tarihte Domitianus tarafından diğer filozoflarla sürgüne gönderildi. Hayatının en ünlü dönemini başlatan aslına bakılırsa Domitianus’un sürgün kararıdır. Sürülmesinin ardından Epiktetos Nicopolis'e gitti ve orada ünlü bir felsefe okulu kurdu. Bu okul imparator Hadrianus tarafından bile ziyaret edildi ve en meşhur öğrencisi Arrianus hakkını vererek büyük bir tarihçi oldu. Stoacı yaşam biçimine uygun olarak öğretim ve entelektüel arayış içinde son derece sade bir hayat sürdü. Hayatının son demlerinde aksi halde ölüme terk edilecek bir çocuğun büyütülmesine yardımcı olmak için bir kez evlendiği iddia edilir, başkaları ise hiç evlenmediğini ve çocuk sahibi olmadığını söylüyorlar. Demonax filozoflardan birinin kızıyla evlenip evlenemeyeceğini sorarak Epiktetos'un evlenmeme öğüdünü alaycı bir tarzda tekdir eder. Kendi el yazısı ile kayaya kazıyarak yazdığı yazılar arasında yer alan "Hür İnsan Üzerine Bir Şiir", hâlen Isparta'nın Sütçüler ilçesine bağlı "Yazılı Kanyon" bölgesinde bulunan bir sunağın yanındaki kayada kabartma olarak yer almaktadır.(Wikipedia) Düşüncesi/Düşünceleri Bilindiği kadarıyla, Epiktetos hiçbir şey yazmadı. Çalışmalarından kalan her şey Anabasis Alexandri'nin yazarı, öğrencisi Arrianus tarafından yazıya döküldü. Temel eseri, orijinali 8 kitaptan oluşan konuşmaların muhafaza edilmiş 4 cildidir. Arrianus ayrıca Enkhridion ya da el kitabı olarak başlıklandırılan bir özet de derlemiştir. Arrianus Konuşmalar'ın önsözünde Lucius Gellius'a hitabında şöyle der: “Ondan ne duyduysam, onun düşünce biçimini ve konuşmasındaki içtenliği kendim ileride kullanmak üzere elimden geldiği kadar ve onun bir anı olarak muhafaza edilmesine çalışarak sözcüğü sözcüğüne yazıya döktüm.” Epiktetos ahlak konusunun üzerinde eski Stoacılardan daha çok durmuştur. Fikirlerini tekrar tekrar Sokrates'e atfederek amacımızın kendi hayatlarımızın efendisi olmak olduğunu savunur. Epiktetos'a göre değişmez, bozulamaz ve fark gözetmeksizin tüm insanlar için geçerli olan varlıkların gerçek doğasını öğrenme yolunda öğrencilerini cesaretlendirmek Stoacı öğretmenin görevidir. Şeylerin doğası iki kategoriye ayrılır: münhasıran kendi gücümüze bağlı olanlar (prohairetik) ve olmayanlar (aprohairetik). İlk kategoride yargı, tepki, arzu, iğrenme vb. vardır. İkinci kategoride sağlık, mal mülk, şöhret vb. yer alır. Epiktetos daha sonra öğrencilerine iki önemli kavram daha tanıtır. Prohairesis ve dihairesis. Prohairesis, insanları diğer canlılardan ayıran şeydir, kendi değer yargılarımıza göre bir şeyi arzulamamız veya ondan kaçınmamıza, bir şeyi yapmak zorunda hissetmemiz veya hissetmememize, bir konu hakkında hemfikir olmamıza veya ayrı düşmemize neden olan yetidir. Epiktetos sürekli “biz kendi prohairesis'imiziz” der. Diahairesis de prohairesis'imiz tarafından gerçekleştirilen yargıdır ve işte bu bizim elimizde olan ve elimizde olmayanı ayırt etmemizi sağlar. Sonuçta, Epiktetos öğrencilerine iyinin ve kötünün yalnızca prohairesisimizde var olduğunu ve asla dışsal ya da aprohairetik şeylerde var olmadığını öğretti. İşte bu düşünceleri tümüyle kavramış ve gündelik hayatında uygulamayı başarmış iyi bir öğrenci, ulaşmak istediği nihai nokta eudaimonia (mutluluk ya da verimlilik) olan felsefi hayata adım atmaya hazırdır. Bu mantık ve “şeylerin doğası” ile uyum içinde erdemli bir hayat sürmektir.(Wikipedia) Kitap hakkında incelemem/Özet Stoacılar için insanın temel amacı, öncelikli gayesi mutluluktur. Mutluluğu yakalamak için doğaya ve yaşama uygun yaşamak gerekir, Felsefesi yaşama uygun yaşamak doğa vb felsefesidir. Mutluluk dış etkenlere bağlı olmamak, kalmamaktır. Yaşamı olduğu gibi kabul etmek, sana geleni olduğu gibi kabul etmek, irade dışında kontrol ve etki altında kalmamak mutluluğu yakalamaktır. Epiktetos'un kendisinin yazdığı bir eseri bulunmuyor. Derslerini özet şeklinde öğrencisi Arrianos tarafından MS 108 yılı civarında ''Söylevler'' ismiyle derlendiği bilinir. Eserin orijinal halinin sekiz cilt olduğu, lakin dört tanesinin günümüze kadar ulaştığı biliniyor. Dört kitap ise kendi içlerinde bölümlere ayrılıyor tabi. Kitapta üzerinde en çok ve net bir biçimde durulan yegâne şey sadece İrade kavramıdır. Güçlü İrade, sizi iradeniz dışında gelişen her etken olay, durum vb şeylerden ayırır ve sizi ilgilendirmez, irademiz dahilinde gelişen şeyler ise sizin ne denli sağlam olduğunuzu ögrenmenize ve kendinizi geliştirmenize yardımcı olur. Bu;yaşam ile dolu ögütler ve yol gösterici bilgiler ışıgında kendinizi yeniden keşfedecek ve gücünüzün farkında olacaksınız. Okumanızı tavsiye ediyorum. Mükemmel bir eser. Epiktetos'a Bir fatiha okuyalım ruhu sevinsin. :)
Söylevler
SöylevlerEpiktetos · Divan Kitap · 2013233 okunma
·
1 artı 1'leme
·
143 görüntüleme
Yorum yapabilmeniz için giriş yapmanız gerekmektedir.