Zalim Prens Ayrıntılı Yorum
Puan vermedi·312 syf.··
2024 2. kitabı
Zalim prens son zamanlarda okuduğum ve yorum yaparken en arada kaldığım kitaplardan olabilir çünkü kitap iyi miydi kötü müydü okuduktan sonra baya bir düşündüm ve sonunda kitabın tam olarak “ortalama” olduğunda karar kıldım ama kesinlikle kötü değildi. Konusundan bahsedecek olursak : Aida ve Callum iki düşman mafya ailesinin çocukları. Callum, Griffin ailesinin tek erkek çocuğu ve üzerinde büyük sorumluluklar var üstelik işler onun için son zamanlarda çok daha zor çünkü yakın zamanda siyasete girmiş ve belediye başkan adayı.Yani koruması gereken bir prestiji ama aynı zamanda idare etmesi gereken yer altı işleri var. Callum’a kitabın başında biraz sinir olsam da devamında kanım ısındı. Ailesiyle yalnızca iş için temas kuran, kız kardeşi tarafından bile sürekli açığı kollanan ,yeterince sevgi görmemiş daha önce aşık olmamış ve gerçek anlamda hiç değer görmemiş bir karakter. Kısacası Callum’un hayatı soy adının getirdiği yükle ezilmekle geçmiş ve hala öyle devam ediyor. Aida ise Gallo ailesinin tek kız çocuğu. Çok küçükken annesini kaybetmiş ve o süreçten sonra tüm hayatı abileri ve babası olmuş. Evin en küçüğü olarak her zaman kendini kanıtlama ihtiyacında olmuş bu da onu asabi bir kız haline getirmiş. Kitap boyunca Aida Callum’a göre daha ön planda, girişken sosyal bir imaj sergiledi ve açıkçası ben Aida karakterini sevdim. Yazar kendine güvenen bir kadın karakter yaratmış. Tabi onun da bazı kısımlarda saçma seçimleri vardı mesela düşman ailenin evine girip bir şey çalmak ve evi ateşe vermek gibi. Tüm hikaye de bu şekilde başlıyor zaten. Aida’nın bu olayından sonra evin babaları hem bu düşmanlığı sonlandırmak hem de ittifak yoluyla diğer mafya ailelerine karşı güçlü bir duruş sergileyebilmek için Aida ve Callum arasında anlaşmalı bir evlilik sağlamaya karar veriyorlar. Düşmandan aşka kısmı bu şekilde başlıyor. Ben bu kitabı ilk “dark romance” kategorisinde görmüştüm ama ne kadar dark romance olduğu tartışılır. Kitabın beğendiğim ve beğenmediğim unsurlarından bahsetmem gerekirse ilk beğendiğim şey tabiki karakterler. Az önce de bahsettiğim gibi Aida ve Callum bence gayet tatlı karakterlerdi ve ikiside kendine özgüydü ama bunun yanında Aida’nın abileri de hoş yazılmış eğlenceli tiplerdi. Keza, Callum’un kız kardeşleri ve düşman karakterler de kitaba uygun benimsediğim tipler oldu. Bir diğer beğendiğim şey kitabın akıcı ve eğlenceli olmasıydı. Yani aslında kitapta birçok klişe olmasına ve hatta sonu tahmin edilebilir olmasına rağmen bana sürükleyici ve eğlenceli geldi , elimden bırakmak istemedim sonuna kadar. Beğenmediğim yanı ise kitap çok hızlı yazılmı. sanki yazarın arkasından köpek kovalıyordu da her olayı birkaç sayfa içinde bitirmesi gerekli gibiydi. Kötü bir şey oluyor , birkaç sayfa sonra başka bölüme geçiyor. Ne oluyor ne bitiyor o aralıkta anlamıyorsunuz. Parmak şıklatma gibi hemen geçip bitiveriyor sanki birkaç kitaba yaysaydı yazar, bizde hem karakterleri hem olayları daha iyi özümserdik diye düşünüyorum. Asıl olay Callum ve Aida’nın aşkı bile okadar hızlı geçti ki birkaç erotik sahne ve birkaç duygu yüklü konuşmadan anlamanız gerekli aşklarını. Bu arada birkaç erotik sahne demişken bunlar kitabın sayfa sayısı baz alınırsa baya fazla oluyorlar. Beşte dört oranında smut sahneye sahip o yüzden bu tür kitaplardan hoşlanmayanlara tavsiye olunmaz. Tabi yetişkin olmayan okuyuculara da tavsiye olunmaz. Ben kendi adıma şunu söyleyebilirim ki kitapta düşmandan aşka teması çok daha uzun işlenebilirdi. Özellikle en başlardaki Callum ve Aida atışmaları baya eğlenceliydi ve onların o aşka uzayan yolları daha detaylı anlatılabilirdi. Biz bunu sadece bazı kötü olaylardan sonra birkaç cümleyle birbirlerine bağlanma olarak gördük.Aynı evde yaşıyorlardı ama çok az ev sahnesi vardı mesela. Genelde olaydan olaya koşturdular durdular. Bu olaylar tabi ki kitaba heyecan katmış ama ekstra olarak ilişkileriyle de ilgili farklı hikayeler görebilirdik diye düşünüyorum. Bu arada kitap seri ama her kitabı aileden farklı çiftlere odaklanıyor. Kız ve erkek kardeşlerin ilişkilerinden bahsedilecek anladığım kadarıyla. Dediğim gibi kardeşleri sevsem de ben bu tarz farklı çiftlere odaklanan seri kitapları hala sevemedim. Ana Karakterlere alıştığımda bir kere onları başka kitapta yan karakter olarak düşünmek pek çekici gelmiyor bana. Zaten diğer kitaplar henüz çevrilmedi Türkçeye. Çevrilip basıldığında bir düşünürüm okumayı ama tam emin de değilim. Uzun lafın kısası Zalim prens eğlenceli, kısa , çerez kitap diyebileceğimiz bir kitaptı. Özellikle mafya, dark romance biraz romantik komedi , anlaşmalı evlilik ve nefretten aşka temalarını seviyorsanız bu kitabı da severek okursunuz. Ama aşırı bir beklentiniz olmasın , çünkü bundan daha güzel “dark romance” temalı kitaplar da mutlaka vardır. Vardır diyorum çünkü ben de uzun süredir bu temalarda kitap okumamıştım başlangıcı Zalim Prensle yapmış oldum. Yine farklı kitaplar da buldukça paylaşmaya çalışırım. Ne yazık ki gününüz kitap fiyatlarını düşününce bu fiyata değer mi emin değilim. Sanırım değmez. Başka kitaplar alınabilir onun yerine ama ben yine de alıp okuduğum için pişman değilim bana dark romance için bir geçiş kitabı oldu. 3,5 / 5
Dark romance
Zalim PrensSophie Lark · Nemesis Kitap · 2024602 okunma
·
267 Gösterim
Yorumlar
Lütfen giriş yapınız.