·496 syf.····Okunma: 20 Şubat 2024 11:22 Yazarı ilk kez Tanrı'nın Formülü kitabı ile tanıdım. Merak edip ikinci kitabını da okudum ve hatta üçüncü kitap olan Kodeks'i de sipariş ettim.
Bilimsel bilgiler, teoriler, kuramlar kitabın içerisinde kurgudan daha fazla yer tutuyor. İlk kitapta ana kahramanımız karşımıza bir kriptolog ve Tarih profesörü olarak çıkarken ikinci kitapta bunların yanında bütün fizik teoremlerini öğrenmiş hatta akademik düzeyde bilgi veren bir kişi olarak çıkıyor. Yazarın amacı roman yazmak değil sadece akademik bilgi vermek olmuş. Tür gereği roman bilgiyi bu şekilde doğrudan sunmamalı diye düşünüyorum. Ne hikmetse bilimsel bilgiler aktarılırken muhatap olan kişi her zaman sorulması gereken en mükemmel soruyu sorabiliyor ve bilimsel bilgi üniversite amfisinde olduğu gibi romanın içinde akıp gitmeye devam ediyor. Oldukça hacimli kitaplar olmasına karşın içerisindeki kurgu kısımları toplasan 50-100 sayfa bir şey tutar. Yazarımız doğrudan makale yazarak da içindeki yazma ateşini söndürebilirdi. Ha diyeceksiniz ki neden o halde üçüncü kitabını alıp okuyorsun çünkü konular ilgimi çekiyor. Sorun şu ki ilgimi çeken konularda bile bilimsel bilginin yoğunluğu bir yerden sonra beni sıkıyor.