Nil Karaibrahimgil şarkılarının telaşsız bir enerjisi vardır. Ne kadar çok bağırırsam sesim o kadar duyulur diye düşünmezsiniz dinlerken. Ne kadar kararlı, net ve sakin olursam o kadar çok dinletebilirim kendimi diye düşünürsünüz. Kitabında da birebir aynı tını var. Sözler güçlü, mesaj veriyor, umut veriyor ama yormadan, telaşlandırmadan. 'Bir kitaptaki şu kelime dikkatimi çekti' diyor, sonra şöyle düşündüm, şunu uyguladım. Bir anını, bir gününü paylaşıyor. Evet diyorsunuz, neden olmasın. Hayat devam ediyor, bir anlam katmak elimizde.
Kitap kısa kısa, yazarın düşüncelerini paylaştığı bölümlerden oluşuyor. Peki hangi konu üzerinde durmuş derseniz, hayata, insana ve anlara dair birçok şeyden diyebilirim. Değişimden bahsetmiş mesela. Tesadüfen karşılaştığı bir psikolog: "Evliliklerin en büyük imtihanı, her iki tarafında sürekli değişiyor olması." demiş. Değişime rağmen birbirimizi sevmeye devam edebiliyor muyuz? Anlamlı bir soru değil mi, düşündürüyor insanı. Ayrıca kitapta ara ara bir çocuk büyütmenin getirdiği değişimlerden de bahsetmiş. Sadece öğretici konumunda değiliz, bazen farkında olarak bazen de bilmeden biz de öğreniyoruz o çocukla birlikte.
Yukarıda bahsettiklerim gibi birçok konu var değinilen. Zamanı nasıl kullandığımız, takip ettiğimiz sayfaları seçsek bile sosyal medyada nelere maruz kaldığımız, kime göre yaşadığımız, aile, cesaret, değişim... Neler yapabiliriz, çok basit detaylarla hayatı nasıl güzelleştirebiliriz?
Ben kitabı dinlendirici buldum aslında. Motive ediyor, kendinize dair bir farkındalık oluşturuyor, hatta enerji de var. Ama sakince ulaşıyor okura her zaman ki tarzıyla. İyi geldi, tavsiye ederim.