Herkese Merhaba
Bugün sizlere Selami Çınarcı kaleminden Tinsel Kopuş kitabının yorumu ile geldim
Şubat ayını artık yavaştan geride bırakmaya başladığımız şu günlerde 215 sayfadan oluşan macera, aksiyon, felsefe, tasavvuf içerikli harika bir kitap ile devam ediyorum.
𖠋Affan; itilmişliğin, sevgisizliğin, görmezden gelinmenin intikamını sapanıyla alan, saldırganlık obsesyonu hastalığına sahip bir çocuktu. Ne evde ne de okulda sevilmeyen, istenmeyen biriydi. Tek dostu babasının doğum gününde aldığı sapanıydı. Sapanıyla çok cinayet işlemişti. Öldürdüğü kuşların, kurbağaların, farelerin, böceklerin haddi hesabı yoktu. İşlediği bu cinayetler ömür boyu yakasını bırakmayacaktı. Bu cinayetleri her hatırladığında vicdan azabından kahroluyordu ve bazen de tanrıdan af diliyordu. Aslında onda kötü izler bıraksa da düşüncelerini yoğun şekilde harekete geçiren sapanı olmuştu. Her şeyi sorgulamasına ve kendisini yeni baştan yaratmasına kapı aralanmıştı.
𖠋Affan bu yola ''Ben kimim?'' sorusunu sorarak başladı. Düşündükçe ve düşündüklerini bilgiye dönüştürdükçe, bilginin ne kadar muazzam bir güç olduğunu anladı. Çok zor zamanlar geçirmişti. Kısa zaman önce, yılda sadece birkaç kez gördüğü babasını kaybetmişti. Annesinin ise ne varlığı belliydi ne de yokluğu. Koskoca kalabalığın içerisinde yapayalnızdı. Hem hayat mücadelesi veriyor hem de yaşadığı hayata bir anlam yüklemek istiyordu. Bu yüzden durmadan okuyor, düşünüyor, sorguluyordu. Affan değişimi açık, gerçeğin peşinde koşan, ideal olanı bulana kadar arayışlarından vazgeçmeyecek bir genç olmuştu. Çok erken yaşta hayatın zorluklarıyla karşılaşmıştı, bu zorlukların üstesinden gelebilmek için sadece aklını kullanmış ve büyük bir aydınlanma ile karşılaşmıştı.
𖠋Affan çok erken bir yaşta kendisine çizilmiş olan çerçevenin dışına çıkmayı başarmış, başta kendi benliği olmak üzere her şeyi bir bir anlamaya ve sorgulamaya başlamıştı. Buna rağmen aradığı birçok sorunun cevabını tam olarak bulamıyordu. Sürekli rüyalar görür ve bunlara anlam vermeye çalışırdı. Ve yine bir rüyasında ''Hak geldi, batıl yok oldu'' sözünü işitti. Bu sözü araştırmaya başladı. Kuran'dan bir ayet olduğunu fark edince şaşırdı. Kuran'ı baştan sona kadar okuduğunda ise taşlar artık yerlerine oturuyordu. İçine düştüğü o sarmaldan kurtulduğunu anlamıştı. Nasıl oldu derseniz, Kuran'da ki ayetlerin Affan'ın aradığı, sürekli düşündüğü, araştırdığı sorularının cevaplarını tek tek gerçeği bulmasına yardımcı olmuştu. Hakikati görmesi Affan için pahalıya mâl olmuştu. Genç yaşına rağmen birçok acı tecrübeler sonucunda, kısa süreliğine de olsa tinsel bir kopuş yaşamış ama kendi benliğini keşfetmişti. Kim olduğunu, ne için yaşadığını, evrenin neden yaratıldığını artık net bir şekilde biliyordu. Zorlu bir yolda engelleri aşarak kendi benliğini, hakikati görmeye başarmıştı.
𖠋Affan'ın başından neler geçtiğini, nelerle mücadele verdiğini merak edenler kitaba bir an önce ulaşın. Unutmayın gerçekler okumaktan, araştırmaktan ve sorgulamaktan geçer.
Akıcı ve güzel betimlemeleriyle hikâyeyi yaşıyor hissi veriyor. Bazı filozoflardan alıntılar, örnekler ile de hikâye desteklenmiş. (Aristoteles, Sokrates, Bertrand Russell, Platon, Descartes, Gorgias, Protagoras, Senaca, İmmanuel Kant, Montaigne)
Yazarımızın kalemine sağlık 🩶
Kitap ile ilgili düşüncelerinizi yorum bırakabilirsiniz
Okumayı ihmal etmeyin
im t u b i s ʚĭɞ