·896 syf.··Beğendi
···Okunma: 26 Şubat 2024 11:08 Kitabı uzun sürede okudum ancak çok ama çok beğendim. Araya birkaç kitap girdi bu da okuma süremi uzattı ama yarısından sonra yalnızca bu kitaba odaklandım :)
Öncelikle bu kitap 3kitabın birleşiminden oluşuyor. İlk kitap Odin'in Oğlu. Bu kitapta Thorgils'in doğumnundan önceki olaylardan başlıyor ve gençliğinin başlangıcına kadar olan zamanı anlatıyor. Neler gelmiyor ki başına, tam bir yaşamı anlatıyor yazar. Oradan buradan kırpmadan tek tek yazmış. Çok özverili bir çalışma. Kitabı özetlemek istemiyorum ama beni etkileyen kısımlarından bahsetmek istiyorum biraz. Babasının onu kovması beni derinden etkiledi. Daha 12yaşındayken hayatta tek başına kaldı. 15 yaşındayken savaşta esir düşmesi, esir düştüğü klanın onu borcuna karşılık manastıra vermesi. İkinci kitap Kan Kardeşi. Burada yine tarihte yer alan bir karakter var karşımızda: Grettir. Sonuçlarını düşünmeden yaptığı hareketlerle felaketler yaratırdı diyor Thorgils onun için. Benim hoşlandığım bir karakter olmamasına rağmen Thorgils ile kan kardeşi oldular. Bu arada Thorgils bir çok sıradan ama bilge insanla karşılaştı her birinden bir şeyler öğrenerek ilerledi. Bu kitapta ilk aşkını yaşıyor hem de bir kraliçe ile. Ama kraliçe olan ilişkisinden ziyade Sabmelerin arasında yaşadığı dönemde Allba ile olan ilişkisi daha hoş. Birbirlerinden bir şey beklemeden yalnızca sevgi ile hareket ettiler. Thorgils onların yanından ayrıldığında Allba hamileydi. Çocuğun nasıl olduğunu ve akıbetini merak ettim. Thorgils'in çocuğunu aklına getirmemesine de içerledim.
Son kitap ise Kralın Adamı. Bu kitapta Grettir'in ona olan öğüdünü yerine getirmek için İstanbul'a gidiyor. Grettir ona dünyayı görmesini ve hayatını çok iyi yaşamasını öğütlüyor. İstanbul'a kuzeyliler Miklagard diyor. Orada klanın muhafızlarının arasına giriyor. Düzenli bir hayatının olduğu tek dönem de bu oluyor. Çok sevdiği arkadaşı hatta hayatını birlikte devam ettirmek istediği kadın depremde ölüyor maalesef. Burada zengin olmak amacı ile gelen Kuzeyliler ile birlikte oluyor. Onların başı olan Harald ise Norveç kralı olacak. Thorgils ise ona elimden geldiği kadar hizmet edecek. Bu uğurda da epey badireler atlatacak. Bu arada ikinci evliliğini yapıyor ve en sonunda mutluluğu buluyor. İlk evliliğine değinmedim çünkü anlatmaya değmeyecek kadar saçma ve kötü. Bu evliliğinden ikizleri oluyor biri kız ve diğeri erkek. Onlara bereket tanrısı Frey'i onurlandırmak için uygun isimler veriyor. Sonrasında annelerinin hummadan ölmesi iç parçalayıcıydı. Yalnızca 10 sene evli kalabildiler. Thorgils tekrar Kral'ın yanına gidiyor çocuklarının geleceğini güvence altına alabilmek için ama artık bunarada epeyce yaşlandı. Çocuklarına karısının eniştesi göz kulak oldu ve bu süre zarfında onların izlerini kaybetti. İsveç'e gitmişler. Yaşlı hali ile onları bulamayacağını kabullenerek Tanrısı Odin için halkı bilinçlendirmeye çalıştı ama içinde bu inancın son neferlerinden biri olacağını da biliyordu. Yine de her şeye rağmen mutlu bir hayat yaşadı ve yaşadıklarından pişman değil. Ne güzel böyle pişmanlık duymadan yaşayabilenlere.
Tarihi romanlara bayılırım ve bu kitabın kütüphanemdeki yeri değerli. Okuyacak olanlara şimdiden keyifli okumalar