Puan vermedi·468 syf.····Okunma: 24 Şubat 2024 18:29 En baştan söyleyeyim bir tarihçi olarak kütüphanemde kesinlikle bulunduracağım tarihi bir romandır. Bunun iki sebebi var birincisi büyük tarihi şahsiyet Nurettin Mahmut Zengi’ye duyduğum muhabbet ikincisi yazarın mükemmel üslubu ve olayları anlatış biçimi. Kitabı okurken adeta o dönemde yaşıyorsunuz bir nevi zaman yolculuğuna çıkarıyor sizi yazar. Bildiğiniz üzere tarihi roman kahramanları düşsel de olabilir fakat yazar genelde düşselliğe girmeden veriyor olayları ve kahramanları. Olaylar iç içe geçmiş iki anlatıyla aktarılıyor okuyucuya. Haçlı istilalarının başladığı 12. yüzyılda Selçuklu varisleri birbirleri ile didişmekten islam coğrafyasının içinde bulunduğu durumdan bihaber olmasalarda bu duruma müdahale edecek ne zamanları nede müslümanlara ışık olacak halleri vardı. Fakat bu durum kendine dert edip müslümanlara ışık olacak zatta yine Selçuklular’ın içinden çıkacaktı oda Nurettin Mahmut Zengi’den başkası değildi. Müslümanların bile bölük bölük olduğu coğrafyada müslümanları birleştirmek ve Kudüs’ü alabilmek için cihad etmeyi hayatının bir parçası saymış müslümanlar ile savaşmaktan müslüman kanı dökmekten de bir o kadar uzak kalmıştır. Selçuklu varisleri taht için mücadele ederlerken o mescidi aksa için mimber yaptırarak Kudüs’ün fethi ile alakalı planlar yapıyordu. Sadece kılıç ile memleketlerin elde durmayacağını çok iyi bilen Nureddin Mahmud Zengi ilme irfana da önem vermiş ilim adamlarına gereken saygıyı göstermiştir. Yetimleri, fakirleri, şehid ailelerini daima gözetir onlara ihsanlarda bulunmayı ihmal etmemiştir. O dönemde hayatlarını korku içinde geçiren müslümanları kıyama kaldırarak Haçlılara daima korku salmış müslümanları ezilmekten kurtararak cihad ruhunu birlik ruhunu müslümanlar arasında yaymaya çalışmış onurlu başı dik bir müslüman lider olarak tarihte yerini almıştır.
Allah rahmet eyleye…