Konu derin.
Puan vermedi·384 syf.··
2024 9. kitabı
Selam, İrade terbiyesi üzerine yazılan bu eser, dört yüz sayfaya yakın olmasına rağmen hiç tekrara düşmeden kaleme alınmış olması benim açımdan takdire şayan. Bu da kitabın daha akıcı olmasını ve her sayfayı çevirirken merak uyandırmasını sağladı. Fiillerimizin geneli için iç (nefs) ve dış (çevre, aile, okul vs) bir takım sebeplerin ve şartların emri altında olduğunu hatta esiri olduğunu söyleyen yazar, bu iç ve dış sebepleri güzel bir surette seçip düzeltir ve eğitirsek aynı zamanda manevi eğitimimizin de gerçekleştirilmiş olacağından bahsediyor. Aslında üzerine konuşulacak çok başlık olan bu eserde dikkatimi en çok çekenleri paylaşmakla yetineceğim. Nefis terbiyesinin mevcut ahlakın değişip değişmemesine bağlı olduğunu söyleyen yazar ahlakın değişebileceği düşüncesine bir çok örnek vermiş. Aksi yönde düşünürler olmasına karşı değişimin mümkün olduğunu bir paragrafta şöyle bir cümle kuruyor; bir veremlinin çocuğu veremli olarak doğmaz, fakat vereme aşırı bir yatkınlık gösterir. Günümüzde de genlerden gelen yatkınlıklardan çok bahsedilir. Yazar böyle bir yatkınlık varsa da kısacası bunu yapma zorunluluğumuzun olmadığından, fiillerimizi hayra ve fazilete, çalışma ve gayretle yönlendirirsek olgunluğa erişebileceğimizi söylüyor. Bunun için de irade terbiyesini batı düşünürlerin alıntıları ve kendi deneyim ve bilgileri ile anlatıyor kitabında. Duygular ile irade arasında ki ilişkiden bahseden yazar, iradenin duygular olmaksızın hiç bir işe yaramadığını, heyecanlı ve tesirli komutlar oladıkça iradenin etkisiz kalacağını söylüyor. Duygularımızı da ideallerimizi gerçekleştirme yolunda ki irade terbiyemiz üzerinde nasıl kullanmamız gerektiğini anlatıyor. Eğer bir fiil gerçekleştiremiyorsak yeterli duyguyu besleyip harekete geçemediğimiz ortaya çıkıyor. Bu gibi durumlarda da (Hani hep yürüyüşe çıkmak istiyorum diyoruz da sabah olunca evden çıkamıyoruz.) yazar bu konuda şöyle diyor; 'İrademiz dışında ki iç kaslarımıza karşı hiçbir hüküm ve nüfuzumuz yoksa da dış kaslarımıza hükmetmeye muktediriz. İstediğimiz zaman kaslarımızı çatar, istediğimiz zaman kollarımızın kaslarını oynatırız. Dolayısı ile istediğimiz zaman duyguların dış kaslarda meydana getirdiği hareketlerin aksini yapabiliriz.' En çok hoşuma giden bölümlerden biri toplumun irademiz üzerinde ki etkisi oldu. Bunu sakın iradesiz insanların toplumu bahane etmesi ile karıştırmayın lütfen. Caddelerin temiz ve tertipli olmasının bile insana düzen getirdiğini söyleyen yazar, ideallerimizi bize hatırlatıp bize destek verecek bir çevreye de sahip olmamız gerektiğinin altını çiziyor. Fikirlerle irade terbiyesi bölümünde, tefekkür, çalışma gayretinin verdiği zevk, vatan aşkı, ahlak ve irade gibi konulara değiniyor. İnsanın hedefinde insanlığa bir fayda yoksa boşuna yaşadığını söyleyen yazar bence burda bir tartışmaya kapı açmış. Örneğinde bir doktorun sabahtan akşama kadar çalışıp akşam parasınız sadece zevk sefası için harcıyorsa o ömrü boşa geçmiş sayıyor. Siz ne düşünüyorsunuz? Kitap ve tiyatroların insan üzerinde ki etsikinden bahseden yazar. Okunan her kitabın verilen her kararda muhakkak etkili olduğunu ve buna göre kitap seçimi yapmak gerektiği söylüyor. En çok ilgimi çeken Fransız edebiyatına olan yaklaşımı oldu.. Okuyan varsa yorumunu merak ediyorum? Yazacak çok şey olmasına rağmen son bir konuya değinip bitiriyorum :) Beden ve zihnin bir bütün olduğunu söyleyen yazar, fiillerimizde ikisinin de aynı ölçüde etkili olduğunu, birinin arızalı olması durumunda irademizi etkileyeceğini teferruatı ile anlatmış. Tıp ilminden istifade ile beslenme ve doğru nefes alma konularıyla zenginleştirdiği bu konu ilgimi çekti. İnsanın kendisini hem bedenen hem ruhen tanıması, eksikliklerini tamamlaması elzemdir. Hele bir de kendinden büyük idealleri varsa :)
İrade TerbiyesiEthem Bakar · Ketebe Yayınevi · 20231,243 okunma
·
49 Gösterim
Yorumlar
Lütfen giriş yapınız.