·240 syf.··Beğendi
···Okunma: 12 Mart 2024 12:50 Henüz kitabı okuma seruvenim bitmemis olsa da ikinciye okuduğum bu kitapta en can alıcı olduğunu düşündüğüm hikayeyi bitirdikten hemen sonra ufak bir inceleme yazmak istedim.
"Otostop Oyunu."
Yıllar önce okumuş olmama rağmen belki yaşım belki o anki olgunluğum gereği bu hikayeyi son okuduğum zaman olduğu kadar derinden kavrayamamıştım. Hala bile kafamda hikayeye dair düşünceler tam oturmamış gibi hissediyorum. Belki birkaç kez daha okurum çünkü bu hikayenin bana hem çok mantıklı hem de çok mantıksız gelen yönleri oldu.
*Spoiler*
Hikayemizde adam kadının halihazırda olan kişilik özelliklerine aşıkken, kadın ise sürekli kendini adamın geçmişindeki kadınlarla kıyaslamakta ve kendini sürekli adama karşı yetersiz bulmakta. Bu kısmın gerçekten değerli bir öğreti içerdiğini düşünüyorum. İnsanların bizi biz olduğumuz için sevdiği fikrinden uzaklaşıp onların sevdiği insanlara dönüşmeye çabalıyoruz bazen. İşte tam olarak sorun da burada başlıyor hikayede. Kendini yeterince şuh ve kadınsı bulmayan kadın karakterimiz erkeği etkilemek için birkaç saatliğine hoppa bir kadın rolüne bürünüyor. Yıllarca imrendiği bu kadın imgesini başarabilmek onu öylesine mutlu ediyor ki belli bir noktaya dek bu rolü mutlulukla devam ettiriyor. Bu durum adam ile kadın arasında ufak bir oyuna dönüşüyor ancak durum devam ettikçe adam için işler gerçekçi bir hal almaya başlıyor. Rolü başarıyla sergilediğini ve adamı bu küçük oyunla mutlu ettiğini, adamin hayalindeki kadın imgesine ulaşabildiğini düşünen kadın karaktere karşılık oyun ilerledikçe adamın kadına yönelik düşünceleri değişmeye ve kadına baktığında sevgilisini değil de bir fahişeyi görmeye başlıyor. Bu kısım bana mantıksız gelen noktalardan bir tanesi oldu. Bir karakteri başarılı bir şekilde oynuyor olmak, gündelik hayatımızda öyle bir karaktere sahip olduğumuzu göstermez. Yalnızca iyi bir gözlem yeteneğimiz olduğunu ve iyi bir şekilde rol yapabildiğimizi gösterir. Açıkçası ben erkek karakterin buradaki tutumunu biraz hastalıklı buldum. Aylardır, yıllardır ya da günlerdir tanıdığınız bir insanı saatler içinde yaptığı bir role göre yargılamak çok hastalıklı bir bakış açısı kanımca. Hatta bunu başarabildiği için kötü muameleyi hak ettiğini düşünmek, kadını cezalandırmak... Belki mantıklı, belki gerçekçi ama gerçekten acımasız bir tavır.
Sokakta kendisine bakıldığında dahi sevdiği kişiyle arasındaki mahremiyet duygusunun lekelendiğine inanan bir kadının birkaç saatlik yaptığı oyunla bambaşka birine dönüşebileceğini düşünmek düpedüz delilik. Hikayeyi okurken açıkçası erkek karakterin tavırlarından ciddi anlamda rahatsız olabilirsiniz, kendinizi hazırlayın.
Herkese iyi okumalar.