~ Yetiştirme yurdunda büyüyen ve ailesini hiç tanımayan Nesil, polis arkadaşının yardımıyla ailesini bulur ve onlara ulaşmak için müdireye şantaj yapar. Tabi yalanlar üzerine kurduğu yeni hayatında ayakta kalmaya çalışmaya çalışır. Kendine seçtiği kurban olan Akbay ailesine gitmesiyle birlikte kendini koca bir yalanın içerisine sürükleyen Nesil, kendisine inanmayan ve en az kendisi kadar yalana batan Esat Akbay yani abisi ile cebelleşmek zorunda kalır. Peki bu yalanı ortaya kim, nasıl çıkaracak?
Ve bu hikayede yanan kim olacak?
~ Özgün kurgusu, akıcı yazım dili ve çarpıcı olay örgüsüyle Şüphe her sayfasını merakla çevirdiğim bir kitap oldu. Nesil’in kendisine kurduğu bu yalan dünyada “ha yakalandı ha yakalanacak” heyecanı ve bilinmezlik gerçekten okurken beni hem gerdi hem de heyecanlandırdı. Özellikle abisi ile olan atışmaları, bakışlarıyla konuşmaları ve birbirlerine yaptıkları imalar bu oyunu daha da zevkli hale getirdi zira bu ikiliyi okumak mükemmeldi. Kitap boyunca Esat ve Nesil’in tartışması olsa yine okurdum sanırım
~ Şimdi gelelim eksik gördüğüm kısımlara. Evet kitap akıcı ve -bence- anlaşılır bir yazıma sahipti. Okuyucuyu sıkmıyor lakin duygu aktarımı konusunda eksik kaldığını düşünüyorum. Özellikle son bölümde yaşanılan büyük ihanetin üzerinde çok fazla durulmamış gibi geldi bana. Oldu bittiye getirilmiş gibiydi. Ancak bunun üzerinde çok durmayacağım çünkü her iki yazarımızında çıkarmış oldukları ilk kitap bu nedenle göz ardı edilebilir.
Puanım: 8/10 ️