Yeşilçam filmleri tadında bir kurguyu bence Sevda Çiçeği. Sevda'nın zorluklarla dolu hayatına bakınca bir tık külkedisinin farklı bir versiyonu gibi de geldi bana. Geçmiş ve günümüz şeklinde ilerleyen kitap, Ezel ile Sevda'nın karşılaşması ile geçmişe; ikilinin başına neler geldiğini merak ettiren bir kurgu ile günümüze değiniyor. Başından sonuna kadar dram dolu, yeri geldiğinde tutkuya boğan ve benim için özlediğim bir pazar sabahı film maratonu gibiydi kitap. Tek sıkıntısı da devam kitabının olmaması ve birinci kitaptan sonra ikiyi okumak istemem.
Sıfır beklenti ve bilgiyle okudum ben kitabı. İlk aklımı çelen ismi ve kitabın detayları oldu hatta. İyi ki de çelinmiş aklım diyorum. Kurguyu, yazarın kalemini ve Ezel karakterini çok sevdim ben. Ezel ve onunla gelen arkadaş çevresini çok sevdim aslında. Belen, Süha, Erez, Baha ve en çok da Akın, özellikle Akın'ın kitabını okumalıyım.
Kurgunun dram yönü hoşuma gitti, gözlerim dolu okudum günümüzde bazı kısımları. Sadece Sevda'ya bir tık sinir oldum. Yaşadıklarını düşünce üzülürüm demiştim ama Ezel daha önemli bir yer kapladı benim gözümde. Sevda'yı geri plana itti. Aslına bakarsanız tamamen nötr gözümde Sevda. Umarım ikinci kitapta severim karakteri.
Kitapla ilgili tek takıldığım kısım karakterlerin sürekli soyadları ile yazılması sanırım. Tanrısal bakış açısıyla yazılmış kitap da karakterler çokça Ezel Doğan, Sevda Altınbaşak şeklinde yazılmıştı. Yani kötü değil de ne bileyim takıldım oraya.
Türk yazar okumayı seviyorsanız, dram okumak tam sizlikse bence kaçırılmayacak bir kitap Sevda Çiçeği. Severek okudum ben, yazarın wattpaddeki diğer kurgularını da hemen ekledim kütüphaneme. Umarım Sevda Çiçeği'nin devamı bir an önce çıkar. Sevda ve Ezel'in kaldığı yerden sonrasında neler olacak merakla bekliyorum.