·400 syf.····Okunma: 17 Mart 2024 22:17 Yazar olduğu iddia edilen ucube bu kitabı yazarken nasıl utanmamış hayret ettim... Bütün sayfaları tiksinti içinde okudum, midem kaldırmadı. Bu kitaba yüksek puan verenler neye dayanarak puanı yüksek tuttu onu da çok merak ettim doğrusu? Biz birkaç kişi oturup konuştuk ve bu saçmalığın tek olumlu yönünü bulamadık.
Ana karakter olan Adeline bir yazar ve çok güzel bir kadın. Adeline, kitabın başında büyükannesinden miras kalan, inin cinin top oynadığı ıssız bir eve taşınıyor ve bu roman denen zırvalık başlıyor.
Bir gün Adeline imza günündeyken takıntılı bir sapık ona aşık oluyor. Kızın evine giriyor, eşyalarını kurcalıyor, notsuz güller bırakıyor. Bir noktadan sonra işi ileri boyuta taşıyıp Adeline ile beraber olan insanları öldürüp kesik uzuvlarını ona gönderiyor. (bundan sonrası bazıları için tetikleyici olabilir lütfen etkilenecek olanlar okumayı bıraksın) Bir gün bu adam Adeline'ın evine girip ona tecavüz ediyor. Gerçekten dehşet verici bir sahneydi, bunun bu şekilde yazılması yazarın ucuz fantezisinden başka bir şey değil. Karakter, günlerce sapık bir adam tarafından cinsel istismara, fiziksel ve psikolojik siddete uğruyor. Bu noktada ona tecavüz eden adamın kadın ve çocuk ticareti yapan örgütleri çökerten bir çetenin üyesi olduğunu öğreniyor. Rezalet git gide derinleşiyor derken Adeline kendisine tecavüz eden adama aşık oluyor. Kan dondurucu cinsten hastalıklı bir şey yazıp, tecavüzü güzelleyip finali aşkla yapmak nasıl bir ruh hastalığının ürünü? Dünyada istismara uğramış on binlerce kadın var. Bu kitap her birine tek tek saygısızlık. Hatta bu kitap bütün halinde bütün kadınlara saygısızlık. Yazarın kadın olduğunu öğrenmek beni ciddi hayal kırıklığına uğrattı. Bir kadın nasıl yazar bunları? Peki okuyup beğenenler? Ülkemizde her güne bir kadın cinayet haberiyle başkarken, tecavüze uğrayıp sonra tecavüzcüsüne aşık olan bir kadın kurgusu okumak sizi biraz bile mi rahatsız etmedi? Ortada cinsel istismar ve şiddet var. Buna dark romantizm diyemezsiniz. Kaldı ki, sanatın her alanında sansüre karşıyız fakat bu sanat değil. Bu kendini bilmez, dünya görmemiş, hadsiz bir kadının asla kaleme alınmaması gereken uçuk hayalleri. 400 sayfalık boktan bir pornografi cehennemi. Bu kitap hakkında ne kadar sinirli olabileceğimi tahmin bile edemezsiniz. Yazarın tekrar kitap yazma işine girişmemesi dileğiyle