İkinci Yeni Şiiri Çevresinde Ece Ayhan adlı kitabın kapağını bu sabah kapattım. İçinde muazzam alıntılar, karşılaştırmalar, yorumlar var. Okumaya doyamadığımı söylersem hiç de abartmış olmam kendi açımdan. Kitap Ece Ayhan’ı merkeze almışsa da özellikle yarısından sonra teknik anlamda tüm ikinci yeni çevresindeki şairlere, hatta döneme etkisi olan bazı yazarlara ve görüşlerine de yer vermiş. Aşağıya da kitaptan birkaç alıntı bırakıyorum.
Şiir imgeyle ‘kurulur’. Onsuz bir şey anlatılamaz. Felsefe de anlatılamaz, başka herhangi bir şey de anlatılamaz. Ayrıca şiirle de felsefe anlatılmıyor. Diyelim ki eşyanın konuşturulması. Eşyayı konuşturursun; felsefe o konuşturmanın sonucunda ortaya çıkan içerik olur kendiliğinden. (Ece Ayhan, 1996) sf:54
Bazı yalın soruların sorulmasıdır etik. Niye mutluyuz? Mutluluk nedir? Etik soru sormaktır. Sorgulamaktır. İnsanın kötülüğünü, acılarını. İnsana ait her şeyi. İyilik, kötülük sözcükleri, olguyu anlatmak için bana yetmiyor. Bu konu bütün insanların kafasını kurcalamıştır. Etikçi olmak bu işte.(1995, Ece Ayhan) sf:56
Ben ne diyorum bak; çok büyük bir yanlışlık işleniyor, işlenir özel ve genel alanlarda. Benden söylemesidir, yazmasıdır. İş bu olguları şiir kütüğüne, tarihin güzel elmas bir çiviyle çakmaktır! Çakmak! (1996, Ece Ayhan) sf:56
Benim kurmaya çalıştığım dile, gerçekliği kurcalamak isteyen Gerçekötesi bir dil denebilir. (1995, Ece Ayhan) sf:59
Şiir öylesine iyi örülmeli ki, eklem yerleri, teyeller gözükmesin. Bir yapıda da karkas kendini göstermez. (1996, Ece Ayhan) sf: 62
Her zaman düzyazıları çok sevdim. Yahya Kemal’in lafı doğru: “Esas edebiyat nesirdir.” Şiir fazladan bir şey. (1995, Ece Ayhan)
Bu şiir, bir şey söylerse, söylediği rastlansaldır. Yani ozan bir düşünceyi, bir duyguyu, bir olayı anlatmak için mısra kurmaya gitmez. Kelimeleri alır, onlardan mısrasını kurar. Ama sonunda şiir gene bir şey söyler. Çünkü, ozanın kelimeleri uydurma ya da yabancı kelimeler değildir. Bizim kelimelerimizdir. (1997, Muzaffer Erdost) sf: 92
İkinci Yeni Şiiri Çerçevesinde Ece AyhanGönül DemircioğluHulusi Geçgel