"burası dünya ya hu,
burası bu kadar işte!"
Âh Muhsin Ünlü'den bu alıntıyla başlıyor kitap..Sonrası 'an'dan 'an'a, kişiden kişiye, hayattan hayata savruluşlar silsilesi..
Baştan başlayacak olursak, kitap, üç yakın arkadaşın rutin ikindi kahvaltısına gelmeyen Güneş'in hikayesiyle başlıyor ve nitekim onunla da sona eriyor. Arada ise hiçbir romanda- Rus klasikleriyle yarışır bu anlamda- görmediğim kadar çok kahraman girip çıkıyor okumaya; bir kişiden bahsederken hoop başka bir kişiye geçiveriyor yazar. Tabii alakasız kişiler değil bunlar; her kişi, her olay birbiriyle bağlantılı ve her kahraman çokk renkli:) Aslında bu yönden sevdim kitabı çünkü asla kitaptan kopmanıza müsaade etmiyor yazar.
Dünya Bu Kadar, Mahir Ünsal Eriş'in ilk romanıymış. Benim de ondan okuduğum üçüncü kitap oldu bile..