Adnan Dalgakıran bir sanayici. Türkiye'nin önemli makine üreticilerinden biri. Bu kitapta mesleki deneyimlerinden yola çıkıp kendi penceresinden Türkiye'nin ekonomik olarak neden yerinde saydığına ortaya koymaya çalışmış. Bunu yaparken sadece kendi gözlemelerinden değil çok sayıda uluslararası araştırmanın verilerinden yararlanmış. Bu araştırmalara ülkenin durumunu anlamak için kıyaslamayı kendi geçmişimizle değil dünya örnekleriyle yapmamız gerektiğini düşünerek atıf yapıyor.
Dalgakıran'ın sıkıntılı bulduğu ve özellikle aklımda kalan hususlardan bazıları şunlar:
- Kolektif zekamız zayıf birlikte çalışmayı bilmiyoruz.
- Dünya ile rekabeti sadece iş gücü maliyetleri ile yapıyoruz, sadece ucuz iş gücü ülkesi olarak batıyla rekabet edemeyiz.
- Şirketlere verilen teşviklerin takibi yapılmıyor, etki analizi olmadan teşvik veriliyor.
- Türkiye Odalar ve Borsalar Birliği'nin yapılanması hatalı, üyelerinin tümünün menfaatine çalışması mümkün olmayan çok geniş kapsamlı ve bu yönüyle de az faydalı bir örgüt,
- Genel olarak verimlilik sorunlarımız var.
Yazar ayrıca hukuk, eğitim ve sivil toplum alanında çok sayıda eleştiri getiriyor. Kitapta sorunları tespitle kalmamış ayrıca çözüm için de önerilerde bulunmuş. Önerileri doğrudur yanlıştır bir kenara böyle bir meseleyi dert edinmesi, ülkenin kullanamadığı potansiyeline ulaşması için kafa yorması bence takdir edilesi bir çaba.