Puan vermedi·608 syf.····Okunma: 03 Nisan 2024 17:12 Hayal kırıklığına uğradım.
Kitapçıda gördüğümde ilk kapağı ilgimi çekmişti.
Konusu da fena durmuyordu,cidden ismi gibi karanlık bir şehir okuyacağımı sanmıştı.
Kitaptaki tek kara şey Sayın Veliaht Prens Hazretleri Alaz'ın gözleriydi.Artık gözleri ne kadar karaysa her sayfada belirtmeye gerek görülmüş.
Kitap sözde fantastik.
Güzel bir şekilde detaylandırılsa,yazılsa gerçekten ilgi çekici olabilecek fantastik ögeler vardı.
Fakat öyle bir yazılmış ki kitap...
Okuduğumuz evren önceden tanıtılmış da ben olaya sonradan dahil olmuşum,kimse bana bir şey anlatmamış gibi hissettim.
Birkaç yüzeysel detay ile geçiştirilmiş evrenimiz.
Sevgili ana karakter kızımız hayatında sadece bir kere tek başına dışarıya çıkmış,yazık zavallı,onda da farklı bir evrene geçmesin mi?
Aman cadı infazına tanık oldum evrene girer girmez,ne yapacağım demeye kalmadan ultra yakışıklı,çekici,siyah gözlü adam bunu kurtarıyor.
Kızımız daha önce hiçbir erkekle iletişime geçmediği,temel kendini savunma ve sağduyudan yoksun olduğu için sürekli ya bu kara gözlü adam kurtarıyor ya da başka biri.Zaten nasıl olsa biri gelir kurtarır kafasında olduğu için her şeye bulaşıyor.
Bizim yakışıklı,kara gözlü beyimiz kız başını bilmem kaçıncı derde soktuktan sonra kızı korumak için bu benim kız arkadaşım demesin mi?
Allah Allah ya?
Sen koskoca veliaht prenssin oğlum!
Kız birkaç kez rüyama girdi,büyücü falan da değil ben bunu korurum kafasıyla hareket eden adam nasıl ülke yönetecek?
Efsan ile Alaz arasındaki kimya berbattı.
Benim sokaktan geçen herhangi birisiyle ilişkim daha gelişmiştir bunlarınkilerden!
Böyle 'enemies to lovers' havasında yazılmaya çalışılmış ama ilkokuldaki saçma söz dalaşlarından öteye gidilememiş.
Sırf ana kıza rakip olmak için yazılmış kadın yan karakterler,yürüdüğü yolda paspas olmak için sıraya girilen,böyle 'playboy' takılan erkek yan karakterlerden bahsetmiyorum bile.
Umarım tacını kaslanlar kapar Alaz.