Adından da anlaşılacağı üzere, evet bir öykü kitabı. Fakat neden, 'Konuşan Öyküler'. Çünkü görmek istemediğinizi, duymak istemediğinizi, kısaca varlığıyla sizi rahatsız eden durumları anlatıyor. Okurken hissettiğiniz en net duygu bu; 'rahatsızlık'.
Herhangi bir şeyin, etik olmaması, yanlış olması, o şeyin yaşanmadığı anlamına gelmez. Toplumlarda durum böyle işlemez. Çünkü söz konusu olan, insandır. Zaafları vardır, acizdir hatta kötüdür. İlk öykü aldatmayı anlatıyor mesela, ikinci öykü, biyolojik olarak baba olmuş ama onun dışında bu etiketi hiç kabul etmemiş bir adamı. Sırasıyla cehaleti, inancı sorgulatan kötülüğü görüyoruz satır aralarında.
Anlatım açısından okunması kolay ama içeriğiyle zorlayıcı öyküler. Her biri aslında sonlanıyor ama siz de bıraktığı his büyük bir yarım kalmışlık oluyor. Böyle olmamalıydı ama oldu... Öykü severlerin, özellikle de bir derdi olan, soru soran, konuşan öykülere ilgi duyanların ilgisini çekecek bir kitap.