Bu kitaba başlarken tamamen tarih kitabı olduğunu düşünmek yanlış olur. Hem edebi hem de tarihi noktaları bulunduran çok yönlü bir anlatımı vardı. Açıkçası edebi ve kurgusal yönünün olması beni sevindirdi, böylece tarihin içinde sanki dışarıdan her şeyi izliyormuşum gibi hissettim.
Kitabımızdaki önemli noktalardan biri de sadece Musaşi Lordu'nun sadizm ve mazoşizm bulunduran zevkleri değil, savaşın bir erkek çocuğunu nasıl etkilediği. Bu yola nasıl sürüklendiği, bu zevklerin içerisine nasıl çekildiği. Hatta bu o kadar güçlü bir duygu ki buna ulaşabilmek için neleri göze alabileceği... Şahsen dönem çok güzel anlatılmıştı, ve kafamın içinde taşlar yerli yerine oturdu. Lakin sürecin sonunu görmek yani Musaşi Lordu'nun da hayatını nasıl devam ettirdiğini okumak isterdim. Puan kırmamın tek sebebi bu, biraz sonuçsuz kalan hızlı bir final oldu gibi düşündüğüm için.
Netflix'te Blue Eye Samurai adlı bir yapım var. Ben çok beğendim ve kitabı okuduktan sonra dedim ki, net olarak burada emeği geçenler bu kitabı veya yazarı okumuşlardır. Orada etkisini hissettiğim birçok şey oldu.
Musaşi Lordu'nun Gizli Yaşamı