Puan vermedi·251 syf.··Beğendi
···Okunma: 04 Eylül 2017 21:36 "Plath, hayatı boyunca ileri derecede manik-depresif bozuklukla boğuştu.1963 yılında daha 30 yaşındayken, ikinci kattaki odalarında uyumakta olan çocuklarının yanına süt ve kurabiye bıraktıktan sonra, odalarının kapısını da içeri gaz girmeyeceğinden emin olmak üzere bantlayarak kapattı ve kafasını fırının içine sokarak intihar etti."
Benim bu kitaba başlama sebebim Plath'in hayat hikayesinin beni etkilemesi ve Sırça Fanus'un aslında biraz da otobiyografi değeri taşıdığını öğrenmemle oldu. (Ayrıca kitap ilk Amerikan feminist romanı unvanını da taşıyor.)
Kitap sakin başlayıp Esther'in intihar girişimlerinden sonra bambaşka bir tempoya giriyor benim için. Kahraman bakış açısı ile yazıldığı için mi bilmiyorum fakat Esther'le fazlasıyla bağ kurdum -Esther benim için çok güçlü, dayatılanı reddeden inanılmaz bir kadın- ve kitabı bitirmemle boşluğa düştüm bu her kitabın başarabildiği bir şey değil fikrimce. Kitap diğer yandan da ağır depresyon hastası bir insanın olaylara tepkisi, bakışı nasıl olur bunu gösterdiği için de çok ilgi çekiciydi. Betimlemeleri ile şair kişiliğini de zaman zaman gün yüzüne çıkarmasıyla Plath beni kendine hayran bıraktı diyebilirim. Ruhunun şad olması dileğiyle.