Çünkü o, bir çocuktu ve bunlardan anlamaz, aklı ermez diye görmüyorlardı onu. Aslında her canlının bir kalbi, bir duygusu vardır.
"Bu kaleme bak. Dik bir duruşu var. Ucu kırıldıkça açacaksın tıpkı senin bu hayattaki hâlin gibi yani düştükçe kalkacağın gibi, kaleminde kırıldığında açacaksın ve iyileştireceksin.
Bense seninle göz göze geldiğimde göz bebeklerinde yatıyor ve dinleniyormuşum gibi hissederdim.
Yoğun bakım ünitesinin önünde çare- sizce beklemenin ne kadar zor olduğunu biliyor musun baba?
Sevmek, sevilmek ikisi vazgeçilmez güzellikler, oysa ikisini aynı anda bulmak ve yaşamak çok enderdir.
Belki küçüklüğün verdiği tatlılıktı belki de çocuk- luğun vermiş olduğu masumiyetti ama gün geçtikçe insan her şeyi daha iyi anlamaya başlıyor.
Göçüp giden yalnızlığım mıydı? Yoksa bedenimi terk eden ruhumun yalnızlığı mıydı? Zaman zaman dalıp gidiyorum. Tekrar diyorum, tekrar çocukluğuma dönsem nasıl olur?
Küçüklüğümüzün ve büyüklerimizin bize yüklemiş olduğu ağır sorumluluklar, bir enkaz gibi üzerimize çöker ve öylece kalır.
Hep iyi düşünün ve temiz niyetleriniz her daim olsun.
Çıkarsız düşünceleriniz olursa etrafınızdaki insanların yaklaşımı da çıkarsız olur.
İnsan ne kadar çok kendinde kalır ise o kadar çok şeffaf olur, samimi olur.