Ben bir ölüyüm.
Ben bir ölü.
Bir ölü...
Çırılçıplak edepsiz bir ölü.
Taşlayın haydi!
Değmez ruha dünya taşınız.
Üstelik geç kaldınız.
Beyaz perde ardında sıralandı sıfatlarım.
Ben beni tek tek öptüm.
Ben beni örttüm.
Ben beni gömdüm.
Ben beni üç gün ziyaret ettim.
Üzerime kırmızı güller ektim.
Kırmızılar soldu.
Toprak eskidi.
Ayrılık dayanılmazdı hani!
Ben bensizliğe tez alıştım.
Çayımı yeniden sıcak içtim.
Çarşı pazar dolaştım.
Sevdim, sevildim.
Kahkaha bile attım.
Sesi uzuyor hala!
Bir küflü misafirlikte hatır bana geldi.
Bir şarkı, bir şiir, bir söz beni anımsattı.
Sahi oda vardı... Bendiri bir başka çalardı.
Andık, iç çektik yarısı riyalı.
Gözler yere dalgın Çakır gibi bakar.
Ne güzel insandı!
Ben beni kaybettim sizlere ömür.
Rahmeti üzerime olsun aşkın.
İstemem ezber dua, geçerken yol üzeri.
Sakın ha!
Bırkacaksanız tutmayın yasımı!
Merhabasını bilmediğimin tanımam vedasını.
Yasınızda, aşkınız gibi üç günlük.
Şükür ki ben deryada boğuldum.
Mezarım kayıp.
Derin kabrimden bazen çıkıyorum, dünya kıyısına
Diri sayıyorsunuz.
Bir türkü söylüyorum.
Bir şiir, bir iç çekiş ölüden riyasız.
İyice inanıyorsunuz.
İnsanlık beni incitmeden ölüme dönüyorum.
Yoksa ikinci türküyü söylecek şevk bırakmazsın dünya.
Ben şimdi bu dağınık sözleri, biri sahiplenir ümidiyle bırakıp uyuyorum.
Bir ölü umudu.
Gece bir derya öyküsü yazacağım
Tanrı'm bir beyaz sayfa olup serilirse önüme.
Hayır sana değil yakın yüzyıl.
Sana olsa bağırırım neden yazayım!
Öte çağlara...
Çağıma kırgınım
Boynum bükük
Fikrim içimde yitik
Ama onurluyum!
Yine susmuyor beynimde ki sesler.
Söz uzadı.
"Ah siz beni bir de denizin dibinde görün,
Bir kulaçlık misafirim. İdare edin."
"Sayıklamalar" _Yağmur ERDEM_