Bu inceleme spoiler içerir, ey kardeşlerim
Kitabın yazarı Anthony Burgess Otomatik Portakal'ın en iyi eseri olmadığını söylemiş, fakat ironiye bakın ki bu eseriyle tanınmıştır, ey kardeşlerim. Bunda kitabın film uyarlamasının büyük etkisi var.Yazar, filmi ve beraberinde getirdiği şöhreti hiçbir zaman beğenmemiş, bu da kendi kitabını hor görmesine sebep olmuş.Yazara göre film çekilmeseymiş kitap bu kadar tanınmayacakmış, bu da onun için sorun olmayacakmış.Yazar kitabı para kazanmak için yazmış. Kitabın fikrinin oluşmasına ilham veren şey ise hamile karısının savaş sırasında bir grup sarhoş asker tarafından dövülmesiymiş. Karısı da bu yüzden bebeğini düşürmüş, ey kardeşlerim.
Ben, Mütevazı Anlatıcınız, kitabın ilk sayfalarındaki şiddet sahnelerini okuyunca ühü ühü oldum ve karakterden nefret ettim, ey kardeşlerim. Kitabın dili de argoya dayandığından alışması birkaç sayfayı buluyor. Kitabın film uyarlamasını izlemedim ama izleyenlerden duyduğum ve anladığım kadarıyla filmin final sahnesinde Alex'in normal bir hayat sürmeye karar veren, ıslah olmuş son sahnesini işlememişler. Sanırım film yapımcıları Alex'in yaptığı onca şeyden sonra paçayı bu kadar kolay kurtarmasını istememişler. Açıkçası ben de son sahnenin zayıf kaldığını düşünenlerdenim. Aşırı şiddet yanlısı Alex'ten uysal Alex'e dönüşümü benim, yani Mütevazı Anlatıcınız için hazmetmesi biraz zor oldu.
Özetleyecek olursak kitabı okuduğuma memnunum. Okuduğum kitaplara kıyasla daha eşsiz bir yanı olduğunu söylemem gerek, ey kardeşlerim.
Düzenleme: Filmi şimdi bitirdim ve kitabın bitişinin daha güzel olduğuna karar verdim :)