·144 syf.····Okunma: 12 Mayıs 2024 17:34 Ölmüş Bir Kadının Evrak-ı Metrukesi, kederi ve melankoliyi hastalık ve gizli aşk üzerinden ele alan eser. Tümceleriyle; ortamdaki huzur veren havaya rağmen kısılıp kalmış, aşkından ölecek olmasına rağmen onurunu zedelememeye çalışan ana karakteri, döneminin koşullarını oldukça başarılı bir şekilde tasvir etmiş. Kitap ana karakterimiz olan Fikret'in, kızı Nedret'e bırakmış olduğu günlüklerden oluşuyor. Fikret, ömrünün baharında kalp hastası olduğundan gittiği doktor Nejat'a gönlünü kaptırıyor. Hislerinin karşılıklı olmasına karşın Nejat evli ve iki çocuk babası olduğu için Fikret onların saadetini düşünüp Nejat'ın teklifini reddediyor. Babasının isteği üzerine kendinden yaşlarca büyük ve kendisine adeta tapan bir adamla evlenip aşkını kalbine gömmeyi umarken tesadüfler peşini bırakmıyor. Nejat'ın, evlendiği adamın yeğeninin eşi olduğunu ve sürekli olarak iadeiziyaret yapacaklarını öğreniyor. İleri kısımlarda Nejat'ın eşi Mediha gerçeklerin çarpıtılmış hâlini öğreniyor ve Fikret'i dayısının da önünde yaftalıyor. Fikret olayların aslını ve kendi masumiyetini kanıtlayacak gücü bulamıyor, kitabın bu kısmında o dönemde itibarı zedelenmiş bir kadının iadeiitibarını beklemenin anlayışsızlık olacağını anlıyorum. Fikret kendini ispatlayamadan eşinin ölmesi üzerine ona karşı olan mahcubiyetinin ardından genç yaşta ölüm döşeğine düşerken kendini ninesi ve teyzekızı Suat'ın evine dönmüş buluyor. Aradan geçen zamanların ardından Nejat tekrar buraya çağrılıyor ve Fikret gözlerinin önünde birbirlerine vermiş oldukları bir sözün eşiğinde hayata gözlerini yumuyor. Kitap içerisindeki yoğun elemin yanı sıra kimi zaman gelen huzuru, içerisindeki sembollerle (doğrudan aklıma gelen bir örnek vermem gerekirse baykuşun ölümü simgelemesinin birkaç kullanımı); karakterin içine gömülen aşkı, hastalığı ve pişmanlığı sergiliyor. Öyle ya da böyle anlatılmak istenen değerlerin oldukça başarılı bir şekilde anlatıldığı bir eser olmuş, tavsiye ederim.