Bazen bir kitap yazmak çok kolay olabiliyor. Yıllarca aynı muhtevayı içeren konuları aynı karaktere sahip kişilerden okur ve ikna olursunuz. İkna edilmişliğiniz sizi yeni bir kitap üretmeye iter ve sonuç aynı bu kitapta olduğu gibi komik olur. Alfabe reformunun Osmanlı’ya kadar dayandığını bilmeden (efenim avrupalı biri önermiş de ne kadar ilginçmiş!) “Cumhuriyet Kadını”bın ne anlama geldiğini idrak edemeden, dünyada doğup büyümesi doğal olduğu gibi yıkılması da doğal olan fikir akımlarının, mimarilerin olduğunu anlamadan yazmak çok kolay. Ama olmamalı. Tamer Bey atalarının başına gelenleri ağlayarak günlüğüne yazmış ve biz de okuma talihsizliği göstermişiz.
Son bir cümle: Türkiye Cumhuriyeti laiktir Tamer Bey, laik kalacak.