"Günün yakarışları biterken, solgun bir akşam çöktü üzüm bağlarının üstüne. Derken yüreciğinin tedirgin rüzgârları da söndü. Yüzüne, kaynağı yüreğin olan güven ve tutku dolu bir ışık yayıldı. Ellerini uzattın bana, bir avucunda yakamoz, diğerinde bir salkım üzümü tuttuğun ellerini. Açtım ve yoksuldum, bunu seziyordun. Vazgeçtim denizlerden, ben üzümü seçtim.

Gülümsedin, gülüşünü geri çevirmedim. Olağanüstü bir arzu ile çırpınan gözlerine yürüdüm. Gözlerimizdeki bakış kenetlenince, dudaklarındaki ateşi öldürdüm dudaklarımda."