·520 syf.····Okunma: 29 Mayıs 2024 04:51 Mayıs ayının son kitabını bitirdim. Bu ay benim için yoğun geçmesine rağmen birbirinden güzel kitaplar okudum. İçlerinden sadece bir ya da iki tanesi beni hayal kırıklığına uğrattığını söyleyebilirim.
#yıldızlaragülümseyenkız iki kısımdan oluşuyor. Kitabın başrol karakteri henüz çocuk yaşta olan Sitare. 1978 Afganistan Sarayına askeri bir baskının olması ve Saray halkının katledilmesiyle başlıyor. Sitare’nin ailesi de Afgan Sarayında öldürülenlerin arasında. Ve bütün olay küçük bir kız çocuğunun gözleri önünde oluyor. Daha sonra Sitare nasıl Saray’ın dışına çıkabiliyor… Nasıl Amerika’ya yolculuğu uzanıyor bunları okuyoruz.
Kitabın ikinci kısmında ise #nadiahashimi zaman atlaması yaparak Sitare’nin Amerika’daki gençlik yılları yazmış. Bu bölümde Sitare karşımıza alanında başarılı bir Cerrah olarak karşımıza çıkıyor. Çocukluğunda yaşadıkları ve ailesinin mezarlarının yerini bilmemesinin iç huzurluğu bu bölümde yazar daha çok vurgu yapmış. Sitare ailesinin mezarını bulabilecek mi? Afganistan topraklarında başlayıp, Afganistan topraklarından biten bir kitap.
Nadia Hashiminin dilimize çevrilen üçüncü kitabı. Diğer kitaplarını daha önce okumuştum. Afganistan’daki o iç karışıklığı ve hükümetlerin değişmesiyle toplumdaki değişikleri başarılı bir şekilde kitabında yansıtmış. Büyük devletlerin Afgan topraklarında nasıl söz sahibi olduğunu bu kitapta görmek mümkün. Kitaptaki en büyük boşluk 1. kısımdan 2.kısıma geçişteydi. O geçişin altı çok iyi doldurulamamış. Ve yazar ayrıntıya girmesi gereken bölümleri kısa kesip, ayrıntısı olmasada olur dediğim bölümleri ise çok fazla uzatmış.
“Yara, ışığın içine nüfuz ettiği yerdir…”