Hüray Bzbyk Hocam Allah rızası için, şu kutlu davada karpuz aşağılamasana alet olmayalım artık.
Filistin İslam davasıdır, karpuz, zeytin, limon ya da incir boyutuna indirgenebilecek bir toprak davası değildir.
Yahudi yakıştırmasına aldanıp İsra'nın, Mirac'ın kutsiyetine zarar vermelerine, Müslümanların zihinlerinden Kur'an'da 70 kez adı geçen, çevresi Aklah tarafından mübarek kılınmış İlk kıblemizin silinip, mücadelenin milliyet boyutuna üşürülmesine müsade etmeyelim...
Biz bilinçsiz oldukça kazanan hep onlar oluyor. Artık kaderimizi belirlemelerine müsaade ermeyelim...
Hüray Bzbyk hocam tabiiki de Filistin davası hakkında yeni yeni bilgi sahibi olan herkesin doğru sanıp inandıkları bu hikayeyi biliyorum.
Duymamış olacak kadar Filistin davasına yabancı ya da yeni değilim.
Tüm tarihi gerçekliğini, kimler tarafından uydurulduğunu, nasıl yayıldığını, ne amaçla kullanıldığını ve tekrardan amerikada nasıl kullanılmaya başlayıp tüm dünyaya bilinçli olarak yayılmaya başlandığını ve hikayesinin sosyal medya aracılığıyla nasıl yaygınlaştırışdığını pekala biliyorum.
Karpuz asla ve katta Filistin'in sembolü olmadı, olamazda. Karpuz figürü 1967-1993 arası hiçbir tarihi belgede, gazetede, dergide, makalede ya da El Fetih'in siyasi bildirilerinde ve demeçlerinde, ya da iddia edildiği gibi sokak grafitilerinde kullanılmamıştır.
Karpuz marksist fikirlerin zirve yaptığı 70'li ve 80'li yıllarda, tam olarak 1980'de ilk defa Süleyman Mansur'un ressam arkadaşı tarafından dile getirilmiştir. Öncesinde kyllanımına dair 1 tane bile örnek yoktur. 1980'de sergileri kapatılan bir grup Filistinli ressamın arasındaki solcu bir hristiyan Filistinli ressamın, siyonist israil askeriyle yaptığı "kırmızı, siyah, beyaz ve yeşil renklerde bir çiçek çizmelerine izin var mı" sorusuna, siyonist askerin "karpuz bile çizemezsiniz; çizerseniz, resme el konulur, siz de tutuklanırsınız" dediği bir sözle başlamıştır bu hikaye.
Yani karpuz kelimesi ilk olarak yahudi asker tarafından dile getirilmiştir.
Bu diyaloğun öncesinde, karpuzun siyasi bir sembol olarak kullanılmadığını Süleyman Mansur bile dile getirmiştir.
1980 sonrası milenyuma kadar hiçbir karpuz güzellemesi yapılmamıştır, özellikle 2000li yıllardan itibaren, Khalid Hourani gibi bazı yıldızını parlatmak isteyen sanatçılar sırf kendi sanatlarının reklamını yapmak ve para kazanmak için karpuz figürünü kullanmışlardır ama sadece solcu ve hristiyan Filistinli sanatçılar yapmıştır bunu. Dindar Filistinliler, esnaf, El Fetihli siyasiler, hatta akademisyenler bile asla böyle çirkin bir yakıştırmayı kabul etmemişlerdir.
Hamas'ın 7 ekim saldırılarından sonra, dünya kamuoyunda Gazze'nin İslam
davası olmaktan soyutlanıp, sadece milliyet ve toprak davasıymış gibi algılanmasını sağlamak amacıyla özellikle amerikadaki boykot gösteri ve mitinglerinde birden bire tekrardan bol miktarda karikatürize edilmiş karpuz dilimleri kullanılmaya; sosyal medya uygulamaları üzerinden yapay zeka ürünü karpuz karikatürleri ve animasyonları servis edilmeye ve İslam davası olan, Filistin'in bağımsızlık mücadelesinin Mescid-i Aksa ve Kubbetü's Sahre olan sembolleri, karpuz ile limon figürleriyle değiştirilmeye başlanmıştır.
Alıntıladığınız açıklama batılı kaynaklarca hazırlanmış, ünandırıcı, hatta davayı bilmeyenleri ikna edici güzel bir metindir ama zerre kadar tarihi gerçekliği yoktur.
Karpuz hikayesi sayesinde sanatını satma imkanına kavuşan laik ressamlar haricinde Bir tane bile Filistinli'nin bu uydurma hikayeden haberi de yoktur.
2009 yılından beri düzenli olarak gittiğim filistinde ne sokaklarda getirilerini gördüm, ne iş yaptığım, sohbet ettiğim, tarih ve siyaset konuştuğum Müslüman ve Hristiyan Filistinlilerden bahsini duydum.
Size de Bu safsatalara inanamamanızı tavsiye ederim.
Bana ya da yahudilerin kontrolündeki internetin kasıtlı yalanlarına inanmak sizin hür iradenizle kalmış...
Saygılarımla...
Yorum yapabilmeniz için giriş yapmanız gerekmektedir.