Ana karakter lüks bir otel ile evsizlerin çadırda yaşadığı bir belediye parkının arasına park ettiği arabasında yaşarken kendisini keşfetmeye çalışan, geçmişinin çoğunu hatırlamayan patolojik bir yalancı. Kim olduğunu, hayatta ne istediğini anlayacağını umuyor; hangi yaşamı istediğini, hangi yaşama yazgılı olduğunu.
Bir sürü rahatsız edici öge barındırıyordu. Özellikle çocuklara yönelik cinsel istismar, kan ve vahşet gibi. Hassasiyetiniz bulunuyorsa veya yetişkin değilseniz kesinlikle okumamanızı (şiddetle) tavsiye ediyorum.
Ana karakterin birçok saçma sapan, rahatsız edici hatta dehşet verici eylemi oluyor. Ama mangakanın yazım stili bunların ne kadar anormal olduğunu ve ana karakterin de ne tür bir manyak olduğunu ortaya koyuyor. Yani yasadışı veya ahlak dışı durumları romantize veya normalize etmekten çok uzaktı dil anlatım ve gösterim olarak. Okuyucunun yaşı küçük değilse, karakterlerin yerine kendini yoğun biçimde koymuyor ve/veya ana karakter ile parasosyal bir ilişki kurmuyor ise bu kısımların dehşet verici kısımlar olduğunu, ana karakterin ciddi anlamda kafayı yediğini anlar diye düşünüyorum.
Bu olayları okuduğumda özellikle çocuk istismarı ve diğer karakterlere istemediği şeyleri zorla yaptıma kısımlarında kendi kendime hep "böyle olmak zorunda mıydı" dedim. Anlıyorum ne yapılmaya çalışıldığını ne anlatılmaya çalışıldığını; ama bu muydu yani, böyle mi yapılmak zorundaydı yani bu? Başka olaylar ile verilemez miydi bu mesaj? Mesela karakterin aklından bu geçse veya bunu yapma/yapmama savaşı daha uzun sürseydi. Bazı şeyler konuşarak da yapılabilirdi bence insan gibi... (Karakter zaten insan değil gibiydi, daha doğrusu insanlıktan çıkıyor gibiydi; bu bakımdan yalnızca duygusal bir tepki de olabilir benimki.)
Bazı kısımların gerçek mi değil mi anlayamamamız veya sonradan anlamamız çok güzeldi bence. Mangakanın kullandığı sembolleri de çok beğendim, ürettiği homunculus'lar çok orijinal ve düşündürücüydü. İnsanların normal haline dönmesi için belki de mesleki deformasyon olarak bana Erikson'un gelişim evrelerinde çatışmalar çözülmeyince ilerlenemeyen veya bozuk ilerlenilen psikososyal gelişim kuramını hatırlattı. Ancak eski dönem çatışmaları çözüldüğünde insanlar homunculus hallerinden kurtulup normal insan formunda olmaları bağlamında.
Bence çoğu bakımdan başarılı bir seri. Diyaloglar insanın içine işliyor. Olaylar ve her karakterin gidişatı insanın içine işliyor. Çizimler ve kurgu zaten harikaydı. Sonunda genel sonucu anlamamız ama her detayı vermemesi, hala belirsizliklerin olması çok iyiydi. Okurken de bol bol kafayı kaldırıp düşündürdü, sonda da bazı şeyleri düşünmeyi okuyucuya bırakması ama baştan savma bir belirsizliğe yer vermemesi tam kıvamında olmuştu bence.
Seinen seven bir yetişkinseniz okunur her türlü.