Puan vermedi·167 syf.····Okunma: 10 Haziran 2024 17:49 Zamanının ötesinde bir yetişkin romanı olan “Seçilmiş Kişi” distopik kurmaca bir dünya. Mükemmel bir düzene sahip, savaş, suç, acı ama aynı zamanda renkler, duygular ve sevgiden de arınmış distopik bir toplum sunuyor. Kuralların çok katı olduğu, tüm toplum bireylerinin yeteneklerine göre mesleklerinin bir Yaşlılar Komitesi tarafından belirlendiği, yine aynı komite tarafından kişilik özelliklerine göre kiminle evleneceği ve kimi evlatlık edineceklerine karar verildiği bir dünya. İnsanlara her alınan yaşla beraber bir şeyler veriliyor ve on iki yaşınıza bastığınızda ise, mesleğiniz toplumun yaşlıları tarafından belirleniyor. Duygulardan yoksun, soğuk bir sistem.
Uyum sağlamayanlar topluluktan çıkarıldığı (öldürüldüğü); hatta buna beklenen kiloda olmayan veya çok ağlayan bebeklerin de dahil olduğu duygulara yer olmayan bir başka yer orası. Aslında böyle bir düzen topluluğun seçimidir: “Ama değişimden hoşlanmazlar. Hayat burada o kadar düzenli, öyle öngörülebilir ki, hiç acı çekilmez. Onlar bunu seçti.”
Hikaye, topluluğun Yaşlıları tarafından “Anı Toplayıcı” olarak seçilen 12 yaşındaki Jonas'ı takip ediyor. Jonas'ın dünyasında herkese sorgusuz sualsiz yapması gereken bir görev verilmiştir. Onun “Toplayıcı” olarak üstlendiği rol ise en onurlu görevdir. Yeni mesleği için her gün sadece “Verici” olarak bilinen ve duygu ve acı dolu eski bir dünyaya ait anılarını Jonas'a aktaran yaşlı bir adamla birlikte eğitim alır. Jonas'ın Verici'den aldığı her anı genç adamın içinde daha fazla hoşnutsuzluk yaratır ve kısa sürede daha az düzenli ve duyguların, aile, mutluluk, huzur ve renklerin olduğu bir dünyanın özlemini çeker. Aldığı anılardan birinde soğuğu, diğerinde açlığı ve savaşı ama bir başkasında da aile içinde huzurlu bir Noel akşamı mutluluğunu, kızakla kaymayı öğrenir; anılarda acı, mutluluk ve duygular vardır.
Anılar kaybolmaz, Anı Toplayıcı ortadan kaybolduğunda tüm anılar topluluğa dağılır. Jonas anıların toplulukla paylaşılmasından yanadır ve topluluktan atılmasına karar verilen yeni evlat edinilmiş kardeşi bebek Gabriel’i de kaçırıp duyguların olduğu bir dünyaya doğru zorlu bir yola çıkar.
İlgilenenler için bu kitap aslında 4 kitaplık bir serinin ilk kitabı. Jonas’ın sonraki hikayeleri için diğer kitapları da devam niteliğinde. “The Giver” adlı uyarlama filmi de varmış, henüz izlemedim. Bu hikayeye benzer bir de Christian Bale’in başrolünü oynadığı Equilibrium adlı film var; Christian Bale gibi efsane bir başrol oyuncusunun performansını görmek için bile bence izlenmeye değer.