Puan vermedi·185 syf.····Okunma: 10 Haziran 2024 11:41 istiklal mahkemeleri yeni kurulmuş olan Türkiye Cumhuriyeti nin güçlendirmek halka demir yumruğu göstermek için kuruldu. İstiklal mahkemelerinde yargılananlar arasında Birinci Dünya savaşında kahramanlık gösterip devletten de ödül alan kişilerde vardı.
Bu incelemede kitaptan aldığım notları yazacam.
***İstiklal mahkemesi duruşmaları açık yapılsa da genellikle hükümler önceden veriliyordu. mahkemeler hükümlerin icrası için delil ve gerekçe bulmakla görevliydi. Mahkeme kararlarının halk arasında " sanığın idamına , tanıkların dinlenmesine " biçiminde alaya alınmasının sebebi de önceden verilmiş hükmü meşrulaştırmak için sergilenen şahit bulma komedisiydi
****TBMM söz konusu isyanı gerekçe göstererek Şark İstiklal mahkemesinin kurulması kararını almıştı. Ancak mahkeme başka görevleri de üstlenmişti. Doğudaki feodalizmi yok etmek, İslamcıları ve Kürtleri sindirmek , muhalif İstanbul basınını susturmak, Terakkiperver Cumhuriyet fıkrası nın sonunu hazırlamak , bu ekstra görevlerden bir kaçıydı.
***Şark İstiklal mahkemeleri , Kürt halkı ile Türkiye devletinin ilişkilerinde önemli rol oynamaktdır.
***Mahkemelerin dönüştürülmesi ; Hıyanet i vatan ( vatana ihanet) kavramı başta savaş zamanlarında , casusluk yapan ve düşmanla ittifak kişileri tanımlarken zamanla öyle bir hal aldı ki hemen hemen her muhalif hareket ve şahıs bu tür suçlamalarla yargı önüne çıkarıldı.
***Mahkemelerin baktıkları suçlar ,yargı metotları , üyelerin seçimi , yetki ve salahiyetleri öylesine değişti ki M.Kemal haricinde hiç kimseye karı sorumluluğu olmayan , dilediğine dilediği gibi muamele eden , herhangibi bir fiili isteği suç kapsamında ele alan korku saçan kurumlara dönüştüler
*** Yeni dönem istiklal mahkemeleri zaman içinde , rejim karşıtlarının hilafet taraftarlarının , muhalif basın organlarının , siyasi muhaliflerin, M. kemal "in gelecekteki olası rakiplerinin ve tehlikeli addedilen herkesin mahkemelerine dönüştü.
*** Mahkeme heyetinin bir şehire ulaşması o bölgede yargılamaları yaparak hükümleri icra etmesi , bölge halkı üzerinde otorite kurulmasını sağlıyordu. Otoriteyi güçlendirmek ve rejim varlığını hissettiremek, karşı - devrim hayallerinin de önüne geçilmesine hizmet ediyordu.
*** Arkadaşlarının yargılandığı 69. karar ilamında "Şeyh said" adı şeyh said olarak geçmektedir. Ancak mahkeme esnasında ona şeyh said EFENDİ şeklinde hitap edildiği mahkeme savcısı Ahmet süreyya nın hatıralarında belirtiliyor
***mahkeme şeyh said ile hareket eden grubu asi ve serkeç güç olarak tanımlamış ; isyanın maksadının müstakil bir Kürdistan teşkil etmek olduğu şeklinde hüküm vermiştir. Halbuki yargılama boyunca şeyh said böyle bir emel gayesinin olmadığını belirtmiş ve suçlamaları kabul etmemiş.
***Mahkeme heyeti , karar alırken hep uyum içinde değildi. Heyet içinde bazen silahların çekildiği tartışmaların yaşandığı da oluyordu.
***Mahkemelerin ilk dönem savcısı Ahmet Süreyya hariç ,diğer üyelerin hiçbiri hukukçu da değildi. Hukukuki altyapıya ve bilgiye sahip olmayan mahkeme heyeti üyelerinin tamamı mebuslardan oluşuyordu.
***cezaları hafifletilen kişilerin çoğunun okur yazar olmayan , şeyh ve ağaların idaresine tabi cahil köylüler olduğu açıktır.
***Hafifletici nedenler göstererek cezalar hafifletilmiş olsaydı , idamların yüzde sekseni hafifletici sebep kapsamına girerdi.
***1925 kasım kadar , isyana karıştığı iştirak edenler hakkında uzun uzadıya araştırma yapmaya gerek duymadan kolaylıkla idam cezası verilebiliyordu.
*** Mahkemelerde keyfi uygulamalar o kadar fazlaydı ki , Mahkeme üyesi kendisine Eminönü nde pahalı kolonya satantığına inandığı ezcacıyı bile elezığa getirterek isyanla ilişkilendirmekte sakınca görmedi.
***Temyizi olmayan bu mahkemelere infaz yetkisinin verilmesi onları ölüm makinesine dönüştürdü.
*** Farklı suçlardan , farklı delil üzerinden yargılanan bu insanların hepsi hıyaneti vataniye ile suçlandılar.
***Şeyh said bütün baskılara rağmen kürdistan kurma suçlamasını kabul etmedi
***Halkları birbirine bağlayan ortak değerler bir bir ortadan kaldırılmıştı.Anadolu halkları bin yıldır bu değerlerle bir arada yaşamıştı. ulus devletin kurucu kadrosuna göre ise bu değerler ,çağda bir ulus oluşturma yolunda engel teşkil ediyordu.Bir süre sonra iki halkı bir arada tutacak ortak değerler kalmadı ve yerine yenileri inşa edilemedi. Ulus devlet , kuruluş ideolojisini dayatıyordu ve buna karşı çıkanları caydırmak için İstiklal mahkemeleri devreye sokuluyordu.
***söz konusu olaylar farklı biçimlerde istismar edilmekteydi. Korku içindeki ağa ve şeyhlerden para koparmak için , haklarında tutuklama kararı alındığına dair dedikodular çıkarılıyor , daha sonra da dosyalarını kapatmak için onlardan para talep ediyorlardı.
***Bölgede yeni bir uygulama başlamıştı : Firari konumumda olanları teslim olmaya mecbur etmek için evleri ve köyleri yakılıyor , mallarına el konuluyordu
***Gazetecilerin yargılanması işinin bir oyun olduğu , afla sonuçlanacağı köşk saltanatıyla anlaşılmıştı. Asıl amaç gazetecileri korkutarak biat etmelerini sağlamaktı
***Evinde Kürdistan 'ın kuruluşuna hizmet etmesi gayesiyle yayınlanan kitaplar bulunan mehmet oğlu mustafa mahkemeye sanık olarak getirilmiş , yargılanmış ve. beraat etmişti
***İngilizler lehine casusluk yapmaktan yargılanan iki kişi hariç ,casusluk suçundan verilmiş cezai hüküm yoktur.
***Türkiye Cumhuriyeti kurulup, sınırları netleştikten sonra ırak ve suriye tarafında kalan birçok kişi casuslukla itham edilerek sınır dışı edilmişti.