8/10
·238 syf.··
2024 3. kitabı
Roman 1900-1910 dolaylarında geçiyor gibi hissettirdi bana. En başından en sonuna kadar büyük bir gerilim içinde okudum bu eseri. Karakterlerin tüm özelliklerini iliklerime kadar hissedip çeşitli duygu durumları yaşadım. Kitabın bahşettiği öyküsü de etkileyici olmasına rağmen ben en çok karakterlerin özelliklerinden ve olaylara karşı gösterdikleri davranışlardan etkilendim bundan dolayı karakterler hakkında detaylı bir şekilde düşüncelerimi aktarmak istiyorum: Yapacağım anlatımı kitabı okumayanların okumasını tavsiye etmiyorum çünkü spoileriçermektedir. 1-Yusuf Romanın baş karakteri, en başta ailesinin yaşadığı durumdan dolayı roman boyunca onun güçlü bir karakter olarak karşıma çıkmasını beklemiştim. Fakat ailesinin ölümünü soğukkanlı olarak karşılaması onun vurdumduymaz biri olmasından kaynaklanıyormuş. Empatiden yoksun bir şekilde çektiği her acı karşısında ben bilhassa keyif duydum. Gerçek hayatta da pasif olan kişilerden hoşlanmama karşın Yusuf bu hayatta karşılaşabileceğim en büyük örnek olabilir. Roman sonunda ise tüm nefret beslediğim diğer karakterleri öldürmesi ise ilk defa kendisini takdir etmeme ve bende hoşnutluk uyandırmasına yol açtı. 2-Muazzez Kendisinin Yusuf'a olan sadakatine karşı şaşırıp kaldım sonunda ölümü ise gene onun elinden olunca ise üzüldüm. Kendisi romanda başına gelenlere üzüldüğüm tek karakter idi. 3-Selahattin Bey Gene hayatta pasif olan karakterlerden birisi olmasından dolayı kendisine karşı büyük bir nefret duydum. Gene yaşadığı edilgenlikten dolayı kendisine oynanan kumar oyunundan dolayı büsbütün sinirlendirdi beni. 4-Şahinde Hanım Olayların fırtınaya dönmesinde başkarakterin kendisi olduğunu düşünüyorum. Eğer ki vurdumduymaz ve eğlence bağımlısı biri olacağına evine sahip çıkan birisi olsa idi ne Selahattin Bey de bu şekilde pasif ve evden kopuk birisi olurdu ne de kızı sonlara doğru kötü yola düşerdi diye düşünüyorum. 5,6-Şakir Ve Hilmi Bey Paranın getirdiği küstahlığa sahip olan bu karakterler. Parayla her türlü şeyi elde edebilen ve her türlü suçu işleyebilen ahlak ve namustan bir haber insanlar. İkisi de kötü karakterlerin başı olarak romanda yer alıyorlar. 7-Ali Muazzezin romanda başına gelenlere üzüldüğüm tek kişi olduğunu belirtmiştim. Ali'nin başına gelenleri bilmeme rağmen bunu söyledim. Bunun sebebi iki husustan dolayı Ali'yi haksız bulmam. Birincisi Ali hayatta birçok imkana sahip ve ömür sonu normal seyredebilecek imkanlar içinde. Muazzezle olan evlilik serüveninde kasabanın en belalı ailesine karşı olan borcu kendisi kapatarak Muazzez'e sahip olmaya çalışıyor. Bu da aslında belanın kendisini bulacağının en büyük habercisi. İkinci husus ise vurulduğu gün düğünde başına bela geleceğini önceden seziyor fakat adının korkak biri olarak çıkacağını sezdiği için olay yerinden uzaklaşmıyor ve sonunda vuruluyor. Bu iki husustan dolayı kendinin ölümüne hiç üzülmedim fakat kendisini vuran Şakir'in ceza almadan işin içinden çıkmasına aşırı derecede öfke duydum ve geride evlatsız kalan Ali'nin babasında bulunan çaresizlik hissine karşı empati duydum. Bahsetmek istediğim karakterler böyleydi. Başından sonlarına kadar gelişen olaylara karşı büyük bir sinirle romanı okurken en sonda Yusuf'un herkesi temizlemesi ise bana büyük bir keyif verdi.
1000Kitap
Kuyucaklı YusufSabahattin Ali · Müjde Yayınları · 2019210,8bin okunma
31 Gösterim
Yorumlar
Lütfen giriş yapınız.