Kitabı yazarı olarak değilde dışardan bir okuyucu olarak incelemek istiyorum. Bence akıcı bir kitap ama çok basit bir şekilde ilerliyor. Yazar dünyayı daha çok genişletip olayların çözümlenmesini uzatabilirdi. Çocuk kitabı olması planlanmamış ama çocuk kitabı gibi olmuş. Bu tabii ki kötü bir şey değil. (Sadece öyle olsun istememiştim.) Bazı küçük hatalar var fakat yazarın ilk kitabı olduğu için gözardı edilebilir. Önemli olan onlardan ders çıkarıp aynı hataları yapmamak. Kitap yunan tanrılarıyla ve olimposla alakalı olduğu için Percy Jackson’a çok benziyor. ( O sıralar, bu seriye takmıştım. Hala da öyle.) Eminim daha özgün şeyler yazacaktır. Yazma dilini de geliştireceğini umuyorum, eğer yeni eserler ortaya koyacaksa bu konuda kendini geliştirmeli. Karakterlerin hikayelerini derinleştirmeli Rowena’nın geçmiş hayatını, annesini daha iyi tanımalıydık. James’in büyükbabasını da öyle. Yaşın küçük olmasına ve ilk eser olmasına rağmen başarılı buldum ( en azından kendim için bunu diyebilirim.) (Burdan sonrası yazar olarak.) Yayımlanması için acele edilmiş olabilir ama bir sonrakiler için acele etmiyorum, kendimi ve hikayelerimi geliştirmek için çalışıyorum. Yeraltı Koruyucuları ise çok beklenmedik bir şekilde ortaya çıktı. onu çok sevdim ve onunla ne yapacağımı bilemedim. Hemen yayımladım. Belki üstünde biraz daha çalışmalıydım. Çünkü bazı hatalarımı görüp düzeltemediğim veya saçma bulduğum kısımları silip yenisini yazamadığım yerler için içimde garip bir utanç hissi oluşuyor. İster istemez pişmanlık duyuyorum bazen. Sonra kendi yarattığım eser için böyle düşününce kendime kızıyorum. Oysaki onu yazdığım zamanlar çok farklı biriydim ve o kızı seviyordum. Hala da seviyorum. Sanki her zaman içimde tutup korumam gerken bir kız varmış gibi hissediyorum. Bu yüzden şu an ki ben de dahil herhangi biri, kitap için yaptığı her güzelleme ve eleştiriyi ona yapıyormuş gibi geliyor. Övgüler de o kızın eleştiriler de ama onlardan ders çıkaracak olan şu anki kız… Arya Özgü Kara