3/10
·520 syf.··
2024 6. kitabı
Rahmetli Teoman Duralı ( 1947-2021) biyoloji felsefesi alanında akademik çalışmaları ile tanınan bir isim olsa da ölümüne yakın dönemde daha çok ideolojik anlatıları ile popüler bir isim haline geldi. Kitap içeriğinin de daha çok merhumun akademik ilgi alanı, yaşadığı yıllardaki İstanbul ve akademi atmosferi, bilimsel macerası gibi birinci elden anlatacağı konular olması beklenir. ancak gazeteci arkadaş sürekli olarak konuyu siyasal alana çekmiş ve hocaya da siyasal-ideolojjik konularda sorular yöneltmiş. Son tahlilde bütün hayatı teorik uğraşı ile geçen bir felsefe hocasını esasen hiç de takip etmediği siyaset ( tarihi) konularında konuşturmaya çalışmış. Böylece ortaya kendi alanında konuşsa son derce etkili bir nehir-söyleşi çıkacakken, pek de takip etmediği üstün körü bildiği konularda konuşan üçüncü sınıf bir politik metin çıkmış.
Öyle Geçer ki ZamanŞ. Teoman Duralı · Turkuvaz Yayınları · 2020524 okunma
·
262 Gösterim
1 Yorum
Lütfen giriş yapınız.
Bu kitabı, Teoman Duralı adını son dönemde çok denk geldiğim için aldım. Ne zamandır başlamıştım ama elime aldım ilk dikkatimi çeken "Turkuaz Yayıncılık" tarafından yayına hazırlanması oldu (burada bir huylandım) sonrasında başlıklardan Demokrat Parti dönemini görünce (2024 yılı neredeyse '45 - '70 li yılları kendimce incelemekle geçti) o kısmı açıp bazı yerlere baktım. 197.syf da ise 1936 da İngiltere Kralının Türkiye ziyaretini anlattığı paragrafta "Mustafa Kemal İngiliz severmiydi sevmezmiydi bilinmez, gel gör ki...." dedikten sonra ki ifadeleri Mustafa Kemal Atatürk'e dair 'İngiliz hayranlığı' yakıştırması yapmasının yanı sıra ayrıca Kralın özel hayatının sorunları üzerinden yine Mustafa Kemal Atatürk için hoş olmayan bir yakıştırma içine girdiğini gördüm. "Farklı Müslümanlıklar" (syf 447) de ise 28 Şubat - Fethullah Gülen ve Akp için söylemleri ise Teoman Duralı ya dair hemen hemen görüşümün netleşmesine yardımcı oldu. Hem kitapyurdu hem 1000kitap yorumlarına baktığımda kitaba dair gördüğüm tek olumsuz şey sadece bazı imla hataları oldu (ki bunu 3-5 syf da hemen fark etmiştim) ben daha kitabın ancak 5 sayfasına bakarak kendisine dair olumsuz çok şey görmüş oldum "ideolojik" açıdan. Ben bu yorumu bir ideolojik saplantı yada fanatik bir X partili olmadan yapıyorum, kitabı ve Teoman Duralı'yı methedenler ise olsa olsa 'cehaletleri' sebebiyle bu övgüleri yapıyordu. Umarım tamamını okuduğumda hem nakdimi hem vaktimi boşa harcamış olduğumu düşünmem.
Mb
Gönderi Sahibi
Aslında benim eleştirim ideolojik yönüne değildi. Son tahlilde dünya görüşüne katılmamak da mümkün. Ancak İstanbul Felsefe ekolunun öncü hocalarından olduğu ve biyoloji felsefesi alanında önemli tezleri olduğu kabul ediliyor. Böylesi bir isimle bilim tarihi, bilim felsefesi içerikle yarına kalacak bir söyleşi yapilablckken, esasen kendisinin de pek bilmediği anlaşılan siyasal konularda gündelik politikaya yarayacak bir sohbet metni ortaya konulmuş. Bu haliyle bu kitabı okumanın zaman kaybı olduğunu düşünüyorum.