Mehmed Niyazi Sakarya’nın Akyazı ilçesinde 8 Nisan 1942’de dünyaya geldi. Akyazı ilkokulu ve Ortaokulu’nu bitiren Özdemir,1957’de Haydarpaşa Lisesi’ni, 1964’te ise İstanbul Üniversitesi Hukuk Fakültesi’ni bitirdi. Felsefe bölümünde de sertifika aldı. Felsefe doktorası yapmak üzere gittiği Almanya’da, Goethe Enstitüsü’nde dil öğreniminin ardından Marlburg, Bonn ve Köln üniversitelerinde araştırmalar yaptı. Mehmed Niyazi Özdemir, 11 Mayıs 2018 tarihinde İstanbul’da Acıbadem Koşuyolu Hastanesi’nde vefat etti.
Anadolu’nun Tepeköy köyünde doğmuş, küçük yaşlarda babası Yusuf’u kaybederek yetim kalmıştır. Annesi Fadime Hanım bir daha evlenmemiştir ve eşi Yusuf’u Bey’in vasiyetini yerine getirmek için oğlu Murat’ın okumasını istemiştir. Fadime Hanım oğlu Murat’ı ücretsiz bir şekilde okutabilmek için İstanbul’da bir İmam Hatip Okulu’na başvuruda bulunup dilekçe yazmıştır. Nihayet Murat okula kabul edilmiştir. Bu sonucu gören Fadime Hanım eşi Yusuf Bey’in vasiyetini yerine getirdiği için ve oğlunun iyi bir geleceği olacağı düşüncesinden dolayı çok sevinmiştir. Murat’ın gurbet yolculuğu başlamıştır. İmam Hatip Okulu’nu bitirdikten sonra İslam Enstitüsü dönemi başlamıştır. Fakat bu dönemde maddi sıkıntı çektiğinden dolayı öğrencilik hayatının yanında bir mescitte namaz kıldırarak geçimini sağlamıştır. Enstitü bitince stajyer öğretmenliğe başlamıştır. Ders anlattığı bir günde teftiş için gelen müfettişin ‘kendi değerlerine yabancı’ raporu ile öğretmenlik mesleğine tam olarak başlamadan veda etmek zorunda kalmıştır. Daha sonra Diyanet İşleri Başkanlığı’ndaki çalışan bir arkadaşının yardımıyla Kars’ın Selim ilçesine bağlı bir köyde imam olarak atanmıştır. Olay örgüsünün büyük bir kısmı burada geçmektedir. Daha sonra uğradığı haksızlık yüzünden hapishaneye düşmüştür. Hastalığının artması neticesinde hayatını kaybetmiştir.
Varolmak Kavgası , akıcı bir üslupla yazıldığından dolayı bir solukta okunabilmektedir. Kitabı okurken ben de oradaymışım hissi oluştu. Kitapta anne ve babanın çocuklarını okutmak, devletine, milletine yararlı bir evlat yetiştirmek için girdikleri çabayı görüyoruz. Murat, annesini çabalarıyla köyden ayrılarak kendisini eğiten idealist bir kişiye dönüşmüştür. Eserde, ilim öğrenmenin ne kadar kıymetli olduğu mesajının verildiğini görmekteyiz. Mehmed Niyazi, Murat karakteri üzerinden dönemin sorunlarına, zorluklarına değinmiştir. Baskın bir zihniyetin kendileriyle aynı görüşe sahip olmayanlara uyguladıkları baskıyı görmekteyiz. Fakat Murat, karşılaştığı tüm zorluklara rağmen ne olursa olsun doğru bildiği yolda, davadan asla vazgeçmemiştir. Güçlü bir direniş sergilemiştir. Gittiği her yere İslamiyet’i götürmüştür. Bundan dolayıdır ki baskın zihniyet hep karşı gelip yoluna taş koymuştur. Lakin Murat, insanların karanlıktan aydınlığa çıkarmak için çabalamış, kalıplaşmış tabularını yıkmak için çeşitli haksızlıklara uğrasa bile davasından asla vazgeçmemiştir. Murat’ın bürünmüş olduğu İslami kimlik köydeki insanları etkilemiştir. Eserde bu kısmı okurken Sadettin Ökten’in şu sözü aklıma geldi. ‘’Hâl saridir.’’ Evet Murat’ın hâli köydeki insanlara geçmiştir. Murad, köydeki sorunları kendine dert edinmiştir. İnsanlara namaz kılmayı vb. ibadetlere teşvik etmeyi görev bilmiştir. Bu çabalarının meyvelerini yavaş yavaş almaktadır. Köydeki insanlara sevgiyi, dostluğu, dürüstlüğü, inandığımız şeyler için çabalayabilmeyi kazandırmıştı. İnsanlara ilim öğrenmenin ne kadar önemli olduğunu ve sadece bedenin değil ruhun da doyması gerektiğini göstermiştir. Eserde, baskın zihniyetin karanlık düşüncelerine karşı her zaman dik durmuştur. Kitapta geçen ‘savunduklarımızı yaşamak gerekmez mi?’ cümlesi beni çok etkilemişti. Evet bizler arkasında durduğumuz, savunduğumuz ne olursa olsun bunu yaşayarak hayatımıza yansıtmıyorsak savunmamızın ne anlamı kalır ki? Tek hak din olan İslâm’ı savunuyoruz fakat Müslüman denilen kelimenin içini tam manasıyla doldurup yaşıyor muyuz yoksa yaşıyor gibi mi yapıyoruz, bunu düşünmeliyiz. Eserde gördüğümüz üzere Murat, davasını iliklerine kadar hissederek yaşamıştır ve asla vazgeçmemiştir. Bizlerin de Murad gibi dertlenmesi dileğiyle.