Puan vermedi·240 syf.··
2024 69. kitabı
·
6 günde okudu
·
Okunma: 24 Haziran 2024 16:04
Takdim Bu kitaba, yazarın kitabı yazarken taktığı gözlüğü ödünç alıp inceleme yazmak lazım, ki öyle yapacağız. Neden mi? Şeytan dürtüyor. (Söylediklerimizin mesuliyeti bize ait olup hiçbir sorumluluk kabul etmiyoruz. Okurdan, incelemeye aklıyla bakmamasını öneriyoruz.) Önsözde belirttiği gibi, Şeytanın sözlüğü aslında Siniğin Sözlüğü (Kinik demek daha doğru, burdaki sinik diyojenimtırak siniktir, yoksa pısmış altına kaçırmak üzere olan sinmiş sinek korkak kişi kastedilmiyor) başlığıyla yayımlanması planlanan bir kitap. Kitabın yazıldığı dönemde Siniğin bla-bla-bla başlık kalıbıyla basılan kitaplar o kadar yaygınlaşır ki bu türden kitaplar okur piyasasında arzın talebi fersah fersah aştığı, okunmadığı, sahaflara (kitapların kötü yoluna) düştüğü bir dramın içinde bulurlar kendilerini. Bierce bu durumun farkına vardığında aklına şeytani bir fikir gelir ve kitabına Siniğin Sözlüğü yerine Şeytanın Sözlüğü ismini verir. Bir yayınevi ne yaptığının pek bilincinde olmaksızın kitabı matbaada vaftiz eder okurların kiliselerine/kitapçılara dağıtır. İçerik Şeytan, yani Bierce, kitapta kendisiyle karşılaşma gafletine mazhar olmuş her kişi ve şeyi sivri diliyle alfabetik, uygun koşullar altında kronolojik, coğrafik, etimolojik ve hatta yer yer sağanak yağışlı bir şekilde öznel tanımlamalara tabii tutuyor. Bir kavramı, tanımlayabileceği nesnel anahtar noktaları kâle almaksızın keyfine göre yamru yumru tanımlıyor. Görünüşte kural tanımıyor, titiz ve nesnel sözlükçüleri mezarlarında ters döndürüyor. Nevişahsınamünhasır davranıyor. Kafasına göre takılıyor yani. İplemiyor. Günah benim kime ne diyor. Cehennemden korksak cennetten kovdurmazdık kendimizi diyor. Tren kendini öven insanın yalanına benzeyen uzun bir gürültüdür diyor. Neler diyor neler! Vesaire Ama işte! Burada şaşırtıcı olan şey kavramlar, şeyler ve kişilere dair bu keyfiliğin, bu denli öznel yargılamaların, iğnelemelerin, kinayelerin vb. bu denli (her) okura dair olması. Öznellik olarak başlayan şeyin bu kadar herkese dair olması, evrensel ve nesnel olması. Mesela Saçmalık için "rakibimizin savunduğu görüş" der Bierce; Bu tepeden tırnağa öznel bir ifade biçimidir ama bu tepeden tırnağa öznel ifade biçimi toplumun tepesinden tırnağına kadar her ferdinde müşterektir. Ve müşterek olan öznel olamaz. Öznel olana dayatılandır o. Sözümona öznel tanımlar, kavramlar ve anlama biçimleri aslında boğazımıza yapışmış bir aynılıktan başka birşey değildir. Tam bu noktada aklımız çözmemiş olduğu ve muhtemelen çözemeyeği bir dikotominin lavlardan müteşekkil sıcak havuzunda ter içinde serinleme düşleri kurar. Şeytani olan nokta buradadır. Şeytanın eski bir hilesidir bu. Sadece sözlükle sınırlı kalmayan kadim bir çelişkidir bu. Şöyle ki Bilindiği gibi Ferdi isteklerimizle toplumun kuralları arasında her daim devirdaim eden bir istek- gerilim- çelişki - baskı-baskıdan kaçış-istek- gerilim - çelişki - baskı - baskıdan kaçış döngüsü içinde yaşarız. Bize kuralı ve baskıyı dayatan toplum dediğimiz şey, hepimizden oluşan ama hiçbirimizin lehine olmayan, hepimizin şöyle veya böyle karşısına çıktığımız, hepimiz için şöyle veya böyle kafesten başka bir anlama gelmeyen hayali bir canavardır. Aynı Van Gölü canavarı gibi. Öznel arzularımızn peşinde koşarken karşılaştığımız baskı mekanizması hepimizi az çok aynı noktalardan yakaladığı için hepimiz ondan az çok aynı noktaları(çükümüz, ensemiz, midemiz vesaire) kurtarmaya çalışarak buluruz kendimizi. Bu sanki iblisin bir oyunu gibidir: Tıpkı sözlükte olduğu Her birimize dair olan, öznel olan hepimize dair; Hepimize dair olan her birimizi cehennemde süründürür gibidir. Şeytani bir düzen mi bu? İncelememin bu noktasında durup birkaç araştırma yaptım. Bulgularıma göre bu sözlük yazılırken Şeytan Adolf Hitler'i kapıldığı ırkçı hezeyanlardan koparmak ve ressamlıkta devam etmesini sağlamak için bitmek bilmez bir ikna savaşına girmişti, hatta söylendiğine göre geceleri gözlerine uyku girmiyormuş, kötü şeyler olacağından korkuyormuş. Bu bulgular sözlüğü yazanın Şeytan olamayacağını, amerikadan çok uzakta, zihni çok meşgul olduğundan suça azmettirmeden de suçlu bulumamayacağını gösteriyor. Bierce denen adam büyük ihtimalle insandı ve sözlüğü ona yazdıran kendi insani motivasyonuydu. Şeytan burda olsa olsa insanca(alçakça) bir iftiranın kurbanıydı... Öte yandan sosyal düzenin bütün çelişkileriyle insan tarafından yaratıldığını gerek ilk yazılı eserlerden gerekse şurda burda kalmış kemik, kafatası, mağara çizimleri ve falan püsür bir sürü delilden kesinlikle (tahmin ede) biliyoruz. Söz konusu detayların hiçbirinde şeytanın parmak izine rastlanmamıştır. Bu da toplum denen gudubetin insan yapımı olduğuna, Şeytanın bu konuyla bir ilişkisi olmadığına işarettir. Sözlükte geçen bir madde fikirlerimizi destekler niteliktedir: Şeytan: Başmelek olarak işbaşına getirilen Seytan muhtelif münasebetsizliklerde bulunduktan sonra cennetten kovuldu. İnis yolculuğu sirasında yarıyolda durup bir an için düşünceli bir tavırla başını eğdi ve sonunda tekrar yukarı çıkarak söyle dedi: "Tek bir ricam var. "Söyle" ''Anladığım kadarıyla insan yaratılmak üzere. Birtakım kanunlara ihtiyacı olacak." "Ne? Seni sefil! İnsanın ezeli düşmanı olan, sonsuzluğun şafağından insan ruhuna beslediği nefret yüzünden kovulan sen, onun kanunlarını belirleme hakkını mı istiyorsun ?" "Af buyurun; istediğim, insana kendi kanunlarını koyma izni verilmesi." ———
Düşünce
Şeytanın SözlüğüAmbrose Bierce · Metis Yayıncılık · 2014115 okunma
·
555 Gösterim
2 Yorum
Lütfen giriş yapınız.
Hem de nasıl zevkle okudum👌🏻
O FORTUNA
Gönderi Sahibi
Superr🥳🥳😁
👌🏻Bol açıklayıcı, yer yer ilgi çekici incelemeniz uzun ama dikkatle okudum harika mamoste ellerinize sağlık.📚🍀
O FORTUNA
Gönderi Sahibi
Çok teşekkür ederim efem😇 Uzun olduğunun farkındayım, ama kitabın kışkırtmasıyla ağzıma geleni söylemek konusunda gaza gelmiş bulundum. Eğlendiyseniz inceleme amacına ulaşmıştır. Gerisi teferruat🙏😊