Sedef Kabaş tarafından kitap kaleme alındığında Muazzez İlmiye Çığ 107 yaşında idi. Bu kitabı okumaya başlamadan bir kaç gün önce ise Muazzez İlmiye Çığ 20 Haziran 2024 tarihinde 110 yaşına bastı. Şuan 110 yaşında olan bir çınardan insanın en çok etkilendiği konularla ilgili hayat tecrübelerini okumak çok güzel bir tecrübe oldu. Bol bol resimle de görselleştirilen kitabı daha önce de keyifle okuduğum Yaşadım Demek İçin Ne Yapmalı? isimli kitap ile benzer olsa da sıkılmadan bir solukta okudum.
Atatürk devrimlerinin bir neferi olan çalışmaktan/öğrenmekten/öğretmekten yorulmayan muazzam bir cumhuriyet kadını.
Böylesine değerli şahsiyetlerin hayat tecrübelerini okumak, Cumhuriyet'in Atatürk devrimlerinin, yıkılmış harap ve bitap düşmüş bir milleti yeniden nasıl ayağa kaldırıp hayatın her alanında ileriye taşıdığının yaşayan bir tanığından dinlemek çok güzel. Böylesine yorulmak bilmez umutsuzluğu kapılmayan insanların hayat tecrübelerini dinlemek bana da son zamanlarda ülkemizin için de bulunduğu fetret devrinden çıkacağımıza olan inancımı daha da arttırıyor. İyi ki varlar. İyi ki Cumhuriyet ve Atatürk devrimleri var. Böyle değerli insanların sayısının artması ümidiyle...
İncelememi beğendiğim bir kaç alıntıyı paylaşarak noktalamak istiyorum.
Geçmişte, Köy Enstitüleri'nde çocuklar her şeyi kendileri yapıyordu. Okullarını bile kendileri inşa ettiler. Sıvayı, boyayı, tahta işlerini yaptılar. Hatta tarım yapmayı da öğrendiler. Bu yüzden, Köy Enstitüleri'nden mezun olanların elinden her şey gelirdi.Syfa:43
Kin kalbi çürütür, nefret ruha yüktür; her ikisi de ömrü kısaltır. Sayfa :32
Meclisin yeni kurulduğu dönemde Atatürk, yurt dışından çocuk kitapları getirtiyor. Tercüme ettirip Meclisin matbaasında bastırıyor ve çocuklara dağıtılmak üzere ilkokul öğretmenlerine gönderiyor. Babam da öğretmen olduğu için o kitaplar bizim evimize kadar ulaşıyor. Sayfa :45
"_Dünyanın en eski uygarlığı olarak bilinen sümerlerde kadının statüsü nedir?
*Bir kere tek eşlilik var. Evlilikler belge ile yapılıyor yani nikah var. Boşanmadan mahkeme kararıyla yapılıyor. Eğer kadının durumu iyi değilse, eşi ona tazminat vermek zorunda..."
Bakın çocuklar; dargınlık, ipe astığınız ıslak tülbent kuruduğunda biter:'
Dünyanın tüm imkanları bende olsaydı, önce ülkemi Atatürk’ün yoluna tekrar getirmek, bu işi başardıktan sonra da uzaya gidip dünyayı seyretmek isterdim. Sayfa :188
En çok nasıl hatırlanmak istersiniz?
Atatürk aydınlanmasının bitmez tükenmez bir neferi ve savunucusu olarak hatırlanmak isterim. Hayatım boyunca bir kadın ve bir birey olarak elde ettiklerimin yani aldığım eğitimin, sahip olduğum iş imkanlarının Cumhuriyetimiz sayesinde olduğunun bilincinde oldum.