Puan vermedi·471 syf.··
Beğendi
·
2024 87. kitabı
·
32 günde okudu
·
Okunma: 29 Haziran 2024 23:23
Merhaba. Bu ayın bir diğer okuduğum kitabı John Fowles'in Zaman Tüneli adlı denemeleri oldu. Koleksiyoncu, Abanoz Kule ve Büyücü eserleri ile tanıştığım yazarın roman ve hikâyelerini okumuş çok beğenmiştim. Yazarın hayatına ve yazdığı kitaplarına dair denemeler yer alıyor. Beş başlığa ayrılmıştır. Bölümler alt alta kategorilere sıralanmıştır. Yazmak ve Benlik bölümünde yazmak, bitmemiş roman üzerine yer alan notlar, şiirler, Fransız Teğmeni Kadının kitabının filme çekilme aşamasını, Yunanistanʼı vb. merak edilenleri anlatıyor yazar. Kültür ve Toplum bölümünde ise neden İngiliz olduğunu Britanyalı olmadığı gibi kıyaslamaları okuyoruz. Edebiyat ve Edebiyat Eleştirisi bölümünde Kafkas, Conan Doyle, Thomas Hardy, Moliere, William Golding gibi edebiyatçıların romancılığına ve romanlarına dair edebi eleştirileri göze çarpıyor. Esinlendiği ve sevdiği yazar olarak Alain Fourner'den de ayrıca bahsetmiştir. Doğa ve Doğanın Doğası bölümünde otlar, böcekler, kelebekler, gemi enkazları, adalar, toprak, koleksiyonculuğa ve tabiata dair yaşamında iz bırakan anılarını paylaşıyor. Bir Röportajson bölümde ise Fowles ile Dianne Vipond'un karşılıklı diyaloğu soru- cevap şeklinde ilerler. Fowles in yaşamına, romanlarına, kişiliğine dair bilinmezlikleri öğreniriz. Yazarı merak edenler için iyi bir deneme-inceleme kitabı Zaman Tüneli. #kitapalıntıları : Para beni, yazmam için bana daha fazla zaman kazandırdığı ölçüde mutlu eder... Güvenlik, refah toplumunun zindan duvarlarından biridir... Beni heyecanlandıran, insanı soyutlayıcı uç durumların psikoseksüel çağrışımlarıdır... Derdini anlatmaktan aciz kahramanlardan iğreniyorum. Derdini anlatamayanların canı cehenneme. Aptallara acıyalım, fakat onları yüceltmeyelim. Benim aradığım, Atlas'ın gücüyle, dünyasının ağırlığı arasındaki dengedir, uyumdur, tam bir uyuşmadır. Flaubert, örneğin. Ya da Jane Austen. Sen, yanılsamanın içine gizlice dalan "ben" değil, onun bir parçası olan "ben"sin. Yazarların kâbusu, kendilerine özgü büyük korkularının ve beğenmedikleri yanlarının herkesçe bilinmesidir. Ya roman, yazılı kültürle birlikte can çekişiyor ya da çağımızda, çok acıklı bir sığlığa ve körlüğe benzer bir şeyler var. Şiir sizin ne olduğunuzu ve ne hissettiğinizi söyler; romansa, yaratılmış karakterlerin ne olduğunu ve ne düşündüğünü söyler. Fakat kötü ve çıkarcı sanat kimseyi mahvetmez; kötü ve çıkarcı siyasetse milyonlarca kişiyi mahveder. Fotoğraf, bugün değiştirilemez bir şekilde ölü şeyleri tarihler, geçmiş kılar. Kendi cinsimin kabalığından iğreniyorum; bronz çağından bu yana sürdürdüğü yolculukta, zalimce değilsede, nasıl çirkince davrandığını düşündükçe midem bulanıyor.
Edebiyat Deneme İnceleme
Zaman TüneliJohn Fowles · Ayrıntı Yayınları · 200435 okunma
·
108 Gösterim
Yorumlar
Lütfen giriş yapınız.